Çakmak, AA muhabirine, Gençlerbirliği'nin sezon planlaması, teknik direktör Metin Diyadin ile devam kararı, kulübün mali durumu ve taraftar desteğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kulübün efsane başkanı İlhan Cavcav'dan öğrendikleri en önemli yöneticilik dersinin mali disiplin olduğunu vurgulayan Çakmak, "İlhan Cavcav'ın bize öğrettiği kulüple ilgili en büyük yöneticilik dersi mali disiplindi. Mali disiplin içerisinde kadro kuracağız, bundan kimsenin şüphesi olmasın. Yüksek maliyetli oyuncularımızdan çıkmaya çalışacağız. Metin Diyadin'in raporları doğrultusunda istediği bölgelere gerekli transferleri yapacağız çünkü önümüzdeki sezon kendisiyle devam edeceğiz. Hedeflerimiz arasında ligi beşincilikle onunculuk arasında bitirmek, Türkiye Kupası'nda bu sene kaçırdığımız finali yakalamak var. Her şey adım adım gidecek." ifadelerini kullandı.
Başkanlık sürecini değerlendiren Çakmak, göreve geldiğinde Gençlerbirliği'nin zor bir tabloda bulunduğunu dile getirdi.
Başkanlığa 6 Aralık 2025'te seçildiğini hatırlatan Çakmak, şöyle devam etti:
“Ben aday bile değildim, bir düşüncem de yoktu. Devam etmek istemeyen yönetim ve başkanlar vardı. Biz de arkadaşlarla kalktık gittik. Burası bizim kulübümüz, evimiz. Hiçbir şekilde kötü yerde olmasını istemeyiz. 'Gençlerbirliği için elimizden gelen ne varsa yapalım' dedik. Herkes 'son haftaya niye kaldı' diyor ama bizim başkan seçildiğimiz 6 Aralık günü Gençlerbirliği'nin 11 puanı vardı ve 17. sıradaydı. Biz Şampiyonlar Ligi'ne gidecek bir takımı almadık. Elimizdeki takım buydu. Kadro kalitesi, yapılanma ve mali açıdan sıkıntılar yaşayabileceğimizi biliyorduk. Çok şükür birçok şeyi hallettik, Allah da yüzümüze baktı, Süper Lig'de kaldık.”
Metin Diyadin ile iki ayrı dönem çalıştıklarını anlatan Çakmak, tecrübeli teknik adamla eskiye dayanan dostluklarının bulunduğunu anlattı.
Volkan Demirel'in ayrılığının ardından Metin Diyadin ile çalışma niyetlerinin olduğunu aktaran Çakmak, "Metin Hoca ile çok eski dostluğumuz, abi-kardeş ilişkimiz var. Volkan Demirel, seçildiğimiz günün ertesi günü Fatih Karagümrük maçından önce, bir evvelki yönetimle anlaştığını ve ayrılmak istediğini söyledi. Biz her ne kadar bırakmamasını istesek de saygıyla karşıladık. Metin Diyadin ile zaten görüşüyorduk, çalışma niyetimiz vardı. Kendisini çağırdık, geldi ve başladık." dedi.
İlk dönemde yönetimsel anlamda tam hazır olmadıkları için bazı sorunlar yaşandığını ifade eden Çakmak, "Kongre salonunda gördüğüm arkadaşların ismini yazarak bir liste oluşturabildim. Ne futbol şubesini doğru düzgün oluşturabildik, ne stattan sorumlu yönetici yapabildik, ne tesislerden sorumlu yönetici yapabildik. O boşlukta Metin hocayla ufak tefek gerginliklerimiz oldu, bizim de hatamız oldu. En sonunda bir noktada yollar ayrıldı. Gitmese daha mı iyi olurdu? Muhtemelen, daha iyi olabilirdi. Belki bu takım daha önce ligde kalabilirdi. Ama eğrisi doğrusunu buldu, Metin Diyadin geldi, son iki maçta takım kurtuldu." değerlendirmesinde bulundu.
Çakmak, Volkan Demirel'in kırmızı kart görmesi nedeniyle son iki maçta takımın başında olamamasının teknik direktör değişikliği kararında etkili olduğunu ifade etti.
Hiçbir teknik adamı suçlamadığını vurgulayan Çakmak, "Kırmızı kart görüp son iki maçta takımın başında olamayacağı bizim için negatif bir durumdu. Bu kararımızda etkili oldu. Ama Gençlerbirliği'nin sezon başındaki planlaması çok kötü yapılmış. Burada Volkan hocaya da Levent hocaya da Metin hocaya da bir şey diyemem. Ellerindeki malzeme belliydi. Her hoca elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı fakat ellerindeki malzemeyle yapılacak bu kadardı." ifadelerini kullandı.