İngiltere'de 11 ila 24 yaş arasındaki 4 binden fazla kişiyle yapılan anket, okulların yapay zekanın ilerleyişine uyum sağlayamaması halinde bir "geçerlilik krizi" ile yüzleşmek zorunda kalacağı uyarısında bulundu.
Araştırma sonuçları, gençlerin yüzde 87'sinin yapay zeka araçlarını aktif olarak kullandığını, katılımcıların yüzde 47'sinin ise bilgi doğrulamada bir insan yerine yapay zekaya güveneceğini belirttiğini gösterdi.
Bu yaygın kullanım, geleneksel eğitimin öğrenciler gözündeki otoritesini hızla kaybettiği yönündeki endişeleri artırdı.
Yapay zekanın okul eğitimini daha mı önemli yoksa daha mı önemsiz hale getirdiği sorusuna katılımcıların yüzde 42'si daha önemsiz yanıtını verdi.
Sir Anthony Seldon ve teknoloji girişimcisi Tim Bunting'in ortaklaşa hazırladığı raporda, İngiliz dersliklerinde artık var olmayan "yapay zekasız bir dünya" için eğitim verildiği tespiti yer aldı.
Veriler, ortaokul öğrencilerinin yüzde 63'ünün ödevleri için yapay zeka kullandığını, yüzde 77'sinin ise takıldıkları konuları anlamak için yapay zekaya başvurduğunu gösterdi.
Bu yaygın kullanıma rağmen, katılımcıların yüzde 10'undan azı okullarının veya üniversitelerinin kendilerini bu teknolojiyle bir geleceğe yeterince hazırladığına inanıyor.
Uzmanlar için bu düşük oran, geleneksel eğitim sisteminin meşruiyetini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.
Raporda, eğitimin gençlerin yapay zekayı ne kadar ve nasıl kullandığına ayak uyduramadığı ve bu farkın kurumun değer kaybı olarak ortaya çıktığı vurgulandı. Yapay zekaya insan odaklı güçlü bir yanıt verilmemesi durumunda gençlerin güvenlerini yapay zekaya bağladığı ifade edildi.
Raporun yazarları, eğitim kurumlarını teknolojiyi gelişen bir gerçeklik yerine bir tehdit olarak gördükleri gerekçesiyle eleştirdi. Okul ve üniversitelerin yapay zekaya etrafı çevrilmesi gereken geçici bir unsur gibi yaklaştığı kaydedildi.