Kütüphane bünyesinde stüdyo standartlarında ve ses izolasyonlu olarak tasarlanan iki ayrı ses kabininde yürütülen çalışmalarda, kitap okumak isteyen gönüllüler öncelikle deneme metni seslendiriyor.
Telaffuz, akıcılık, vurgu ve ses tonu uygunluğu gibi kriterler doğrultusunda yapılan değerlendirmelerin ardından uygun bulunan gönüllüler kayıt sürecine başlıyor.
Seslendirme sürecinde öncelik, görme engelli okurların talep ettiği eserlere veriliyor. Talep bulunmayan durumlarda ise birim tarafından hazırlanan seçki listelerindeki kitaplar okunuyor.
Tamamlanan kayıtlar, birim personeli tarafından editoryal denetim ve kalite kontrol süreçlerinden geçirildikten sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı Milli Kütüphane Konuşan Kitaplık sistemine aktarılarak tüm Türkiye'deki görme engelli kullanıcıların erişimine açılıyor.
Engelsiz Bilgi Merkezi, sesli kitap üretiminin yanı sıra Braille (kabartma) alfabesiyle basılmış kitapları ödünç verme hizmetiyle kullanıcılarına sunuyor.
Bunun yanı sıra kullanıcılar için geliştirilen elektronik büyüteçler, ekran okuyucu yazılımlar, Braille ekranlar, OCR destekli tarayıcılar ve tam donanımlı çalışma istasyonları sayesinde basılı materyaller dijital ortama aktarılarak sesli ya da kabartma metin olarak kullanılabiliyor.
Kütüphane içerisindeki sesli navigasyon altyapısı ise görme engelli bireylerin bina içinde bağımsız hareket etmesine olanak tanıyor.
Geçmişte profesyonel sektör tecrübesi bulunan ve Rami Kütüphanesi'nde gönüllü olarak mikrofon başına geçen Müjgan Karamete, AA muhabirine yaptığı açıklamada gönüllü seslendirmenlik yapmanın tarif edilemez manevi tatmin sunduğunu söyledi.
Deneme kayıtlarının ardından hızlı bir şekilde okumalara başladığını dile getiren Karamete, "İnanılmaz bir gönül huzuru, bir tatmin olma duygusu yaşıyorum. Çünkü hiçbir menfaat beklemeksizin tamamen gönlünüzü, kalbinizi rahatlatmak için birinin hayatını kolaylaştırabilmek, hayatına dokunabilmek tarifi olmayan muhteşem bir duygu." dedi.
Görme engellilerin çeşitli teknik imkanlara sahip olduğuna işaret eden Karamete, "Fakat bir şeyi sesli dinlemek, kelimelerin ruhunu hissedebilmek, onu işitmek, hayalinde canlandırmak herhalde biraz daha güzel bir yoldur. Bu kişiden kişiye değişebilir. Çocukluğumuzda, radyo tiyatroları vardı. Bir şeyi dinlerken hayal dünyamız inanılmaz genişler, büyür. Bu arkadaşlarımızda da öyle bir etki oluşturduğunu düşünüyorum." şeklinde konuştu.