Aynı zamanda yönetmen ve yapımcı olan Yeltan, Elia Kitap etiketiyle yayımlanan yeni romanı "Dalgalarla Yolculuk"ta okurlarını kıtalararası bir maceraya, doğanın kalbine ve empatiyle şekillenen rüya gibi bir zihin yolculuğuna davet ediyor.
Yeltan, yazarlık serüveninde önceki kitaplarından bugüne geçirdiği değişimi, son eserinin hikayesini ve oyunculuk deneyiminin yazarlığına yansımalarını AA'ya anlattı.
Çocuk edebiyatının yaratıcılığın en saf haliyle aktığı bir özgürlük alanı olduğunu belirten Yeltan, "Çocukların o pırıl pırıl, yargıdan uzak mercekleri beni her zaman büyülemiştir. Çocuk edebiyatını takip edenlerin zihinlerinde beliren tek bir kıvılcım kocaman evrenler yaratabilir, bu sorumluluğu taşımak benim için paha biçilemez bir heyecan." dedi.
Yeltan, çocuk edebiyatında geçirdiği yıllara ilişkin, "İlk çocuk kitabım 'Kırmızı'nın Mektupları' yayımlandığında, seneler içinde bunca çocuk romanım ve renkli resimli çocuk kitabımın yayımlanacağını, gazetelerde 10 yılı aşkın süre köşem olacağını ve bu alanda bu kadar gezinen biri olacağımı elbette bilmiyordum. Öte yandan geçip gidemeyeceğimden de emindim. Çünkü en mutlu olduğum alanlardan biriydi bu alan ve beni her zaman besliyor." ifadelerini kullandı.
Yeni kitabı "Dalgalarla Yolculuk"ta farklı coğrafyalardan karakterlerle ilerlediğini dile getiren Yeltan, şöyle devam etti:
"Avustralyalı parlak mavi bir kerevit olan Yabi ile Asyalı pangolin Pango'nun uykuya daldıklarındaki gizemli bir zihin ve beden transferi yaşamalarını anlattım. Sanatsever bir öğretmen olan ornitorenk, merak ettiğim ve fotoğraflarını görerek, videolarını izleyerek sevdiğim harika bir canlıydı. Ornitorenkler pek çok şeyi birlikte yapabiliyordu ve onların farklılıkları beni çok uzun zamandır büyülüyordu. Bu nedenle Aborijin masallarına ve tarihte birçok gezintiye doğru yola çıkabildim. Onun varlığını ateşböceklerine verdiği derslerle kafamda pekiştirdim. Çoğu karakterin gececi olması gececiler üzerine düşünmeme ve çalışmama vesile oldu. Bu kitabımda ben de pek çok şeyi öğrenme fırsatı buldum v
Görkem Yeltan, çocuk edebiyatında doğa, hayvanlar ve insan arasındaki ilişkiyi anlatmanın önemine dair ise "İnsan merkezli kuruduğumuz bu dünyada, diğer canlıların da malik olduğunu gözden kaçırmamayı, karakterlerim sayesinde doğanın hikayenin tam kalbinde yer aldığını hissettirmek istedim. İnsan, hayvan ve doğa arasındaki o narin bağı hatırlatmayı hayal ettim diyebilirim rahatlıkla. Dünyayı paylaşabilmenin ilk kuralıysa bu bağı hissetmek bana göre." diye konuştu.
Bir çocuk kitabı yazarken dil, anlatım ve hikayenin sınırlarına dair Yeltan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bir galeride sergi açacağınızı düşünün diye anlatırım bunu sık sık. Tuvalleriniz, seramikleriniz, enstalasyonlarınız… Her ne çalışıyorsanız o sergi için, biliyorsunuz ki galerinin ölçüleri belli. Eğitim kitapları ya da ideolojik kitapları ayrı tutarak söylüyorum, sanatla ilgili alanlarda çocuk okur da sizi okuyacaksa onun oy kullanmayacağını, bugünün siyasetine bir şey söyleyemeyeceğini, biz yetişkinlerin yaptığı pek çok şeyden uzak olduğunu bilirsiniz. Para kazanma zorunluluğu yoktur farklı bir öykünün içinde değilse, kimseyi korumak zorunda değildir, korunması gerekendir. Tüm dünyada bir çocuğun eğitim, barınma ve sağlık hakkının olduğunu bilirsiniz. Savaşları ve dünyadaki kötülükleri say
Yeltan, oyunculuk, yazarlık, yönetmenlik ve yapımcılık gibi farklı alanların sürekli kendisini beslediğini ve çalışmalarının hepsininin birbirinin tamamladığını söyleyerek, "Oyunculuk var olanı anlama ve aktarmaya çalışma, yazı daha önce olmayanı bularak anlatma, yönetmenlik hem anlama hem anlatma, yapımcılıksa bütünsel bir bakışla buluşturuyor beni. Hepsini yapabildiğim için çok şanslıyım." dedi.