Anadolu Ajansının (AA) "Teknokrasi ve Teknofaşizm" başlıklı dosya haberinin dördüncü bölümünde, gözetim teknolojilerinin bireylerin cihazlarından ulaşılabilecek bilgiye erişimindeki gelişmeler ve bu kapsamda insan gruplarını izleme kabiliyetlerinin sınırlarına dair olasılıklar ile var olan çalışmalar ele alındı.
Palantir başta olmak üzere bazı teknoloji şirketleri, yüz tanıma, telefon tutuş biçimi ve WiFi sinyalleri gibi veriler üzerinden bireylerin kimliklerini, davranışlarını ve yaşam alanlarını analiz edebilen, kişisel mahremiyeti tehdit eden teknolojiler kullanıyor olabilir.
Güney Kore'de bulunan Chonnam Ulusal Üniversitesinde yapılan araştırma, pantolonun cebine yerleştirilen bir cep telefonunun yerleşik ivmeölçerini kullanarak bireylerin yürüyüş biçimlerine göre kimliklerinin tespit edilebileceğini ortaya koydu.
Çeşitli ivme ölçme yöntemlerinin kullanıldığı araştırmanın sonucunda bazı ölçüm sistemleri yüzde 92'ye kadar doğruluk payı verdi.
Bu araştırma, kişilerin her gün yanlarında taşıdığı cep telefonlarındaki en küçük bir verinin bile gözetim amaçları için nasıl kullanılabileceğini gösterdi.
Almanya'daki Braunschweig Teknik Üniversitesi tarafından yayımlanan makalede de 18-20 kilohertz (kHz) aralığında olan, insanların duyamadığı frekanstaki ultrasonik işaretçilerin bireylerin akıllı telefonları tarafından arka planda sessizce çalışan uygulamalar tarafından nasıl algılandığı incelendi.
Çoğu akıllı telefon mikrofonunun 20 kHz'e kadar olan frekansları algılayabildiği kaydedilen makalede, televizyon, internet siteleri veya mağaza hoparlörü gibi unsurların gönderdiği sinyallerin telefonlar tarafından algılanıp raporlandığı belirtildi.
Makalede, bu unsurlar tarafından gönderilen Frekans Kaydırmalı Anahtarlama (FSK) kullanılarak kodlanmış, ultrases sınırına yakın sinyallerin kullanıcının telefonundaki uygulamalar tarafından "Android AudioRecord sınıfını" kullanarak arka planda sürekli dinlendiği ortaya kondu.
Telefondaki uygulamaların bu şekilde işaretçiyi çözümlediği ve genellikle cihaz bilgilerini (IMEI, Android ID, işletim sistemi sürümü) belirlediği ifade edilen makalede, uygulamaların bu verileri bir izleme sunucusuna rapor edebileceğinin altı çizildi.
İnsan kulağının duyamadığı ultrasonik sinyalleri algılayabilen yazılım geliştirme kiti SilverPush SDK'sini içeren 234 Android uygulamasının incelendiği çalışmada, 20 kişinin katıldığı kontrollü deneyde, katılımcıların hiçbirinin bu sinyalleri fark edememesi, ultrasonik işaretçilerin insan kulağı tarafından duyulamadığını ortaya koydu.