Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü'nde görevli Mükemre, ilin bitki çeşitliliğinin belirlenmesi amacıyla üniversitenin desteğiyle 6 yıl önce çalışma başlattı.
Bu kapsamda kilometrelerce yol katederek kent merkezi ve ilçelerin kırsalında araştırma yapan Mükemre, topladığı yaklaşık 5 bin bitki örneğini laboratuvar ortamında inceledi.
Önceki çalışmalarında 500 bitki türünün ilde ilk kez görüldüğünü belirleyen Mükemre, tespitini yaptığı 300 türü daha kayıt altına aldı.
Dosya üzerinde kimliklendirmesi yapılan, isim ve özellikleri yazılan örnekler, üniversite bünyesindeki herbaryum merkezinde (kurutulmuş bitki örneklerinin belli bir sistemle düzenlenerek saklandığı yer) muhafaza altında tutuluyor.
Mükemre, kentin florasının tespitine yönelik çalışmaların devam ettiğini söyledi.
Bitkilerin tıbbi, zehirli ve yenilebilir yönlerini ortaya koymak için çalışma yaptıklarını belirten Mükemre, "TÜBİTAK ile yaptığımız projelerde bu bitkilerin sağlık değerleri nelerdir, niçin ve nasıl kullanılıyor, bunları tespit etmeye çalışıyoruz. Çalışma yaptığımız yerlerden birisi de Berçelan Yaylası'dır. Oranın da florasını tespit etmeye çalışıyoruz. Bu çalışmamız bitmek üzere. Berçelan Yaylası'nda tespit ettiğimiz yaklaşık 55 endemik türümüz var" diye konuştu.
Çalışmalarını Cilo ve Sat Dağları, Meydan Belek ve Berçelan Yaylalarında yoğunlaştırdıklarını anlatan Mükemre, şunları kaydetti:
"2020'ye kadar Hakkari için tespit edilen tür sayısı 1169'du. Bunlardan 95'i endemikti. 2024'e kadar saha çalışmalarında 500 yeni takson tespit ettik. Endemik türler 119'a çıktı. 2024'ten bu yana 300 takson daha eklendi. Böylece 2020'den 2025'e kadar Hakkari'nin biyoçeşitlilik verilerine yaklaşık 800 tür eklendi. Bunların 220'si endemiktir. Hakkari ve çevresinde yapılan çalışmalar az olduğu için bu türler tespit edilmemişti. Burada göreve başladıktan sonra kentin birçok bölgesine gitme imkanımız oldu. Çalışmalar yaptıkça da tür sayısı artıyor."
Tespit ettikleri türleri özenle herbaryumda koruma altında tuttuklarını ifade eden Mükemre, il ve yurt dışından gelecek akademisyenlerin rahatlıkla araştırma yapabileceği bir ortamın mevcut olduğunu aktardı.
Günlerce arazide çalışma yürüttüklerini dile getiren Mükemre, şu değerlendirmelerde bulundu: