Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren başkent ekibinde Stoytchev ve Kaziyski, TVF Ziraat Bankkart Voleybol Salonu'nda AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Halkbank'ın köklü geçmişine büyük saygı duyduğunu belirten Stoytchev, yeni sezonda hem Türkiye'de hem de Avrupa'da güçlü bir rekabetin kendilerini beklediğini kaydetti.
Avrupa kupalarında iddialı olmak istediklerini vurgulayan Bulgar başantrenör, "Halkbank'ın tarihine büyük saygı duyuyorum ancak önümüzde yeni bir mücadele var. Rakiplerimize de saygı göstermeliyiz çünkü çok güçlü bir rekabet bizi bekliyor. Nereye kadar gidebileceğimizi şimdiden söyleyemeyiz ancak büyük hedeflerimiz olduğu kesin." dedi.
Avrupa'da ilk olarak İtalya'nın güçlü ekiplerinden Modena ile karşılaşacaklarını hatırlatan Stoytchev, "Avrupa'nın en güçlü takımlarından biri olan Modena ile hemen karşılaşacağız. Onlara saygı duymamız, maça iyi hazırlanmamız ve maç maç ilerlememiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Takımın yeni sezon öncesindeki hazırlık sürecini de değerlendiren Stoytchev, bazı isimlerin takıma daha geç katıldığını ve sakatlıktan dönen oyuncuların da bulunduğunu anlattı.
Oyun sisteminin zaman içerisinde daha da oturacağını belirten Stoytchev, "Takım kimliğimizi, oyun tarzımızı ve sistemimizi oluşturmak için en az 2-3 aya ihtiyacımız var. Bu bir süreç, kolay ve hızlı gerçekleşen bir şey değil. Şu anda Halkbank için en büyük meydan okuma bu." diye konuştu.
Ligin ilk haftasında Galatasaray ile karşılaşacaklarını hatırlatan Stoytchev, rakiplerinin Türkiye'nin en güçlü takımlarından biri olduğunu söyledi.
Galatasaray ile iki hazırlık maçı yaptıklarını belirten Stoytchev, "İlk maç benim için çok önemli. Şu ana kadar ilk maçla ilgili bir baskı hissetmiyoruz ancak ben baskıyı severim. Maça iyi hazırlanmak için baskıya ihtiyacımız var. Galatasaray Kulübüne çok saygı duyuyoruz ve maça iyi hazırlanarak bu karşılaşmada maksimumumuzu vermeye çalışacağız." ifadelerini kullandı.
Başkent kulübüyle sözleşme yenileyen takım kaptanı Matey Kaziyski, Ankara'daki yaşamından memnun olduğunu belirterek, "Burada yaşamaktan keyif almamı sağlayan şeylerin başında yemekler geliyor. Türkiye'de, özellikle de yaşadığım sürede Ankara'da yemekler gerçekten harika. Türk mutfağı, Bulgar kökenlerim nedeniyle bana oldukça tanıdık geliyor. Kendi ülkemdeki yemeklere çok benzeyen pek çok lezzet var. Bu da bana kendimi evimde hissettiriyor ve bundan gerçekten çok keyif alıyorum. Bunun dışında insanları da çok seviyorum. Burada çok güzel arkadaşlıklar kurdum ve zaman geçirmekten hoşlanıyorum." ifadelerini kullandı.
Takımda kalmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren deneyimli smaçör, şöyle konuştu: