Mağdur Şaziye Kutlu'nun CNN TÜRK mikrofonlarına yaptığı açıklamalar şöyle:
"HALUK'TAN DOLAYI BÜTÜN MALVARLIĞIMIZI KAYBETTİK"
"Ankaralıyım. Doğum yerim Ankara değil ama Ankara'da büyüdüm. Bütün eğitimlerimi Ankara'da aldım, burada evlendim ve burada yaşıyorum. Yıllar önce Beysukent'te yaşıyorduk. Kendi evimiz vardı. Haluk'tan dolayı bütün malvarlığımızı kaybettik. Daha sonra bu eve taşındık. Bu evi de satın almıştım ancak borçlarımız nedeniyle tekrar satmak zorunda kaldık. Şu anda burada kiracı olarak oturuyorum.
"LEVENT'İN ÇEKLERİ KARŞILIKSIZ ÇIKTI"
Haluk Levent'le yaklaşık 25 yıldır tanışıyoruz. Biz, onun ilk mağdur ettiği ailelerden biriyiz, belki de ilk aile biziz. Haluk, 2000'li yılların başında eşimin bir arkadaşı vasıtasıyla bize geldi. O dönemde Ümitköy'de kat karşılığı verdiğimiz bir sitemiz vardı. Orada 25 dairemiz bulunuyordu. Haluk, Gölcük depreminde çadır yaptırdığını, tefecilerin eline düştüğünü ve öldürüleceğini söyledi. Çok yardıma ihtiyacı olduğunu, askerlik yaptığını ve kendisine yardımcı olmamız hâlinde borcunu ödeyeceğini söyledi. Biz de ona üç daire verdik. Doğuştan dolandırıcı bir adam. Daha sonra Haluk'un bize verdiği çekler karşılıksız çıktı. Biz de kendisine dava açtık. Hapse girecekti ancak o sırada Avrupa uyum
Bundan sonra biz bir sarmalın içine girdik. Haluk bize nefes aldırmıyordu. Çat kapı evimize geliyor, "Abi, abla, siz oturun, size çok güzel bir kahvaltı hazırlayacağım." diyordu. Mutfağa girip bize kahvaltı hazırlıyordu. Haluk'un yöntem hep aynıymış. AHBAP'tan sonra öğrendik.
"OFİSİNDE SİLAHLA TEHDİT EDİLDİK"
Daha sonra Haluk'un Ünal Acar isimli bir menajeri vardı. Eşime ulaşıp, "Sen alacaklarını alamayacaksın. Haluk'un yeri yurdu yok. Gel, İstanbul'da ona bir ofis yapalım. O da şarkılarını söylesin, sen de alacağını al." dedi. Bunun üzerine İstanbul Etiler'de Haluk için bir yer tutuldu ve ofis açıldı. Haluk'la 300 konser karşılığında anlaşma yapıldı. Ancak bu konserler hiçbir zaman gerçekleştirilmedi. Kirasını da ödememişler ve ofisi boşaltmışlar. İlk kez orada karşımıza mafyayı çıkardılar. Silahlı adamlarla tehdit edildik.
"ONLARCA EVİMİZ VARDI, ŞİMDİ KİRADAYIZ"
Bu süreçte dairelerimiz gitti. Çankaya Konakları'ndaki dubleks dairemiz gitti. Kazan'da sanayi arsalarımız vardı, onlar gitti. Paralarımız ve arabalarımız gitti. Kısacası her şeyimizi kaybettik. Biz kendi işinde gücünde olan bir aileydik. Maalesef bugün bu konuma gelmiş durumdayız.