GÜNCEL

Harikalar diyarı kabusa döndüğünde çocuklarda ne kalır?

Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü, sosyolog İpek Coşkun Armağan, çocukların dijital dünyada karşı karşıya kaldığı riskleri ve ailelerin bu risklere karşı alabil

Bolu
Harikalar diyarı kabusa döndüğünde çocuklarda ne kalır?

Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü, sosyolog İpek Coşkun Armağan, çocukların dijital dünyada karşı karşıya kaldığı riskleri ve ailelerin bu risklere karşı alabileceği önlemleri AA Analiz için kaleme aldı.

***

Alice, tavşan deliğinden düştüğünde kendini tanıdık hiçbir kuralın geçerli olmadığı bir dünyada bulur. Küçülür, büyür, hiçbir boyut "doğru" gelmez ona. Tam kendine uygun bir beden bulduğunu düşündüğü anda bir pasta ya da bir iksir onu yeniden değiştirir. Bugünün çocukları da ekranlarının içinden aynı tavşan deliğine düşüyorlar: Sosyal medyanın parlak, filtrelenmiş dünyasına. Harikalar Diyarı'nda hiçbir şey olduğu gibi görünmez. Çay partisindeki Deli Şapkacı, sürekli aynı saatte takılı kalmıştır, Kraliçe'nin bahçesindeki güller, gerçek renklerini gizlemek için kırmızıya boyanır. "Beyaz güllerimiz vardı ama Kraliçe kırmızı istiyor," diyerek korkuyla, gerçeği saklayıp sahte bir mükemmellik suna

Alice sürekli kendini başkalarıyla kıyaslar. Kedi'ye "Nereye gitmeliyim?" diye sorduğunda, Kedi ona "Nereye gitmek istediğine bağlı" der ama Alice, bunu bile bilmez çünkü etrafındaki herkes kendi kuralını dayatır: Kraliçe'nin "Önce kafasını kessinler, sonra yargılansın" mantığı gibi anlamsız ama otoriter standartlardır bunlar. Sosyal medya da çocuklara benzer bir kaos sunar: Sürekli değişen, çelişkili, ama her zaman "yeterli olmadığın" hissini veren standartlar. Bir gün ince olmak güzel, ertesi gün kaslı olmak, bugün doğallık trend, yarın kusursuz makyaj. Alice'in bedeni gibi, çocuğun kendilik algısı da bu tutarsız beklentiler içinde küçülüp büyür, hiçbir zaman "doğru boyutta" hissetmez. Che

Alice'in yolculuğunun sonunda anladığı şey şudur: Harikalar Diyarı bir rüyaydı, kuralları saçmaydı ve gerçek dünyaya döndüğünde kendi aklı ve algısı hala değerliydi. Çocuklara da öğretilmesi gereken tam olarak budur, ekranın içindeki "kırmızıya boyanmış güller" dünyasının bir kurgu olduğunu, gerçek hayatın beyaz güllerinin yani kendi halinin ve sıradanlığın, utanılacak bir şey olmadığını fark etmek. Alice, deliğe düştü ama sonunda kendi gerçekliğine geri döndü, çocukların da sosyal medyanın tavşan deliğinden çıkıp kendi "beyaz güllerine" değer vermeyi öğrenmeleri gerekiyor.

Karlar ülkesinin güzel prensesi Elsa’yı kız çocuğu olan herkes yakından tanıyacaktır. Nitekim karakterin yer aldığı çantalar, kıyafetler, eşya ve benzeri ürünler hatırı sayılır bir pazar oluşturmuştu. İlk bakışta masum görünen bu karakter ve çizgi filmin dijital platformlarda çok riskli içeriklere dönüşmesi kısa sürede gerçekleşti. Elsagate kavramı da buradan ortaya çıktı: Başlangıçta çocukların güvenle izleyebileceği izlenimi veren Elsa, Örümcek Adam, Mickey Mouse vb. karakterler içeriğinde rahatsız edici, müstehcen, şiddet barındıran veya yaş sınırına uygun olmayan ögeler bulunan video içerikleridir.

Videonun başında sevilen karakterler olduğunda ve bunların bir kısmı dijital platformların “çocuk” (kids) uygulamalarının içeriğinde olduğu için elbette aileler ya da öğretmenler gönül rahatlığıyla çocukları bu içeriklerle yalnız bırakabiliyor. Şunu açıkça ifade etmek ve hem velileri hem de öğretmenleri uyarmak gerek: Dijital platformların çocuk alanlarında olsanız da özellikle 10 yaşın altında hiçbir çocuğu kontrol etmediğiniz bir içerikle baş başa bırakmayın.

Ebeveynler, öğretmenler ve bakım verenlerin çocuk ve ekran ilişkisini sadece süre üzerinden kurgulamak doğru değil. İçeriklerden de haberdar olmaları ve kontrol etmeleri de oldukça önemli. Tabii bu noktada sorumluluğun sadece anne babalar ve öğretmenlere ya da bakım verenlere bırakılması adil değil. Bu riskleri yönetmek, öncelikli olarak platformların kendisine aittir. Platformlar, tehlikeli içeriklerle ilgili yaptıkları açıklamalarda konunun yapay zeka editörlüğüyle ilgili olduğunu açıklamışlardır oysa çocuk platformlarında yapay zeka moderasyonunun yüzde 50 hata payıyla çalıştığı bir ortamda özellikle 0-10 yaş grubu çocuklar, algoritmaların keyfiyetine bırakılmamalıdır. Türkiye’deki “çocuk

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/harikalar-diyari-kabusa-dondugunde-cocuklarda-ne-kalir

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI