Hudson Enstitüsü Kıdemli Analisti ve NATO Savunma Koleji'nde kıdemli misafir akademisyen Dr. Can Kasapoğlu, Bayraktar K2'nin stratejik ve operasyonel boyutlarını AA Analiz için kaleme aldı.
***
Baykar, öz kaynaklarıyla geliştirdiği Bayraktar K2 kamikaze insansız hava aracını kamuoyuna tanıtarak uzun menzilli insansız taarruz kabiliyetleri alanında dikkat çekici bir adım attı. Yeni platform, 2 bin kilometrenin üzerindeki menzili ve yaklaşık 200 kilogramlık harp başlığı taşıma kapasitesiyle sınıfının en büyük kamikaze İHA'larından biri olarak öne çıkıyor.
Baykar'ın geliştirdiği K2 kamikaze insansız hava aracı, yalnızca yeni bir platformdan ibaret değildir. Sistem, Türkiye'nin savunma modernizasyonu açısından özellikle son yıllarda harp sahalarından çıkarılan derslerle doğrudan ilişkilidir. Ukrayna'da ve Orta Doğu'da devam eden çatışmalar, modern harp ortamında düşmanın ülke derinliğinde yer alan stratejik hedeflere yönelik taarruz kabiliyetlerinin - diğer bir ifadeyle derin darbe yeteneklerinin - giderek daha kritik hale geldiğini açık biçimde ortaya koymuştur.
Rusya-Ukrayna harbinin özellikle dikkat çeken unsurlarından biri, Rusya'nın İran menşeli Şahid (Geran) kamikaze dronlarıyla gerçekleştirdiği taarruzlara karşı savunmanın maliyetidir. Birçok durumda hedefi imha eden mühimmatın, vurulan drondan daha pahalı olması ciddi bir sürdürülebilirlik sorunu ortaya çıkarmıştır. Özellikle hava kuvvetleri unsurları ve stratejik hava savunma sistemlerinin devreye girdiği denklemlerde kullanılan sistemler - F-16'lardan ateşlenen AMRAAM, AIM-9 gibi füzeler, Patriot ve SAMP-T bataryaları - birim maliyeti ancak birkaç 10 bin dolarla ölçülen Şahid dronlarına karşın uzun vadede sürdürülebilir olmayan bir savunma ekonomisi asimetrisine neden olmaktadır.
Bu noktada ikinci kritik parametre devreye girmektedir; endüstriyel üretim kapasitesi. Anglo-Amerikan askeri literatüründe "şarjör derinliği" (magazine depth) olarak tanımlanan kavram, günümüzde harbe devam edebilme yeteneğini belirleyen temel unsurlardan biridir. Düşük maliyetli ve seri üretilebilir taarruzi sistemler, sayıca sınırlı ve yüksek maliyetli, teknoloji harikası müdafi sistemlere karşı uzun vadede ciddi bir avantaj sağlayabilmektedir.
Ukrayna harekat sahası bahse konu duruma dair önemli veriler sunmaktadır. Savaşın başından bu yana Ukrayna yaklaşık 44 bin adet Şahid/Geran kamikaze dronunu imha etti. Son bir yıl incelendiğinde bu platformlara karşı elde edilen imha oranı çoğu zaman yüzde 80'in altına düşmedi. Buna rağmen nispeten düşük vuruş oranlarına sahip taarruzlar dahi Ukrayna enerji altyapısında ciddi hasar oluşturmayı başardı. Bu tablo, modern savaşta düşük maliyetli sistemlerin oluşturduğu stratejik etkinin yalnızca hava savunma imha oranlarıyla açıklanamayacağını gösteriyor.
Öte yandan Ukrayna örneği, tehdidin tüm boyutlarını bile yansıtmıyor olabilir çünkü Ukrayna savunma sanayii, savaş koşulları içinde hızla adapte olarak Şahid dronlarından daha ucuz sistemlerle onları avlayabilen çözümler geliştirdi. Wild Hornets tarafından geliştirilen STING gibi dron önleyici sistemler ve akustik sensörlerle tespit mekanizmaları içeren Sky Fortress projesi, bu yaklaşımın dikkat çeken örnekleri arasında yer alıyor.
ABD-İsrail ve İran savaşının Körfez bölgesini bir harp sahasına dönüştürmesi, dron savunma silahlarına yönelik uluslararası ilgiyi de artırdı. Suudi Arabistan'ın Ukrayna sistemleri tedariği için diplomatik temasları hız kazanırken, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky de ülkesinin Körfez ülkelerinin dron savunmasında rol oynayabileceğini açık şekilde dile getirdi.