GÜNCEL

Havacılık ve denizcilik sektöründe düşük karbonlu yakıt arayışı biyoyakıta yönelimi artırıyor

Hava ve denizcilik şirketlerinin düşük karbonlu yakıt arayışı, ulaştırma sektöründe biyoyakıtlara yönelik yatırımları hızlandırırken, dönüşüm son 10 yılda gelen

Ordu
Havacılık ve denizcilik sektöründe düşük karbonlu yakıt arayışı biyoyakıta yönelimi artırıyor

Hava ve denizcilik şirketlerinin düşük karbonlu yakıt arayışı, ulaştırma sektöründe biyoyakıtlara yönelik yatırımları hızlandırırken, dönüşüm son 10 yılda geleneksel etanol ve biyodizelden hidrojenle işlenmiş bitkisel yağ (HVO), sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) ve atık bazlı yeni nesil biyoyakıtlara doğru yöneliyor.

AA muhabirinin Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve sektör raporlarından yaptığı derlemeye göre, bitkisel ve hayvansal yağ, tarımsal artık, organik atık ve diğer biyolojik kaynaklardan elde edilen yakıtları kapsayan biyoyakıtlar, uzun süredir özellikle kara taşımacılığında fosil yakıtlara alternatif olarak kullanılıyor.

Biyoyakıtlar, fosil yakıtlara göre daha düşük sera gazı emisyonu oluşturduğu için iklim değişikliği ve küresel ısınmayla mücadelede önemli bir alternatif olarak görülüyor. Özellikle havacılık ve denizcilik gibi elektrifikasyonun zor olduğu sektörlerde SAF ve yenilenebilir dizel, fosil yakıt kullanımından kaynaklanan emisyonların azaltılmasına katkı sağlıyor.

Buna karşılık havacılık ve denizcilik, enerji yoğunluğu ve operasyon koşulları nedeniyle elektrifikasyonun daha zor olduğu alanlar olarak öne çıkıyor. Bu nedenle düşük karbonlu sıvı yakıtlar, söz konusu sektörlerin emisyonlarını azaltmada önemli seçeneklerden biri haline geliyor.

IEA'ya göre, biyoyakıtların toplam sıvı ulaşım yakıtları içindeki payının 2023'te yüzde 5,6'dan 2030'da yüzde 6,4'e yükselmesi ve küresel biyoyakıt talebinin yıllık 215 milyar litreye ulaşması bekleniyor.

IEA, 2030'a kadar yeni biyoyakıt talebinin yüzde 75'ten fazlasının havacılık ve denizcilik sektörlerinden geleceğini öngörüyor. Bu iki sektörde biyoyakıt kullanımının 2023-2030 döneminde ortalama yüzde 30 artması beklenirken, büyümede Kuzey Amerika, Avrupa ve Japonya'daki politikaların etkili olacağı tahmin ediliyor.

Öte yandan elektrikli araçların kara taşımacılığında yaygınlaşması, biyoyakıt türlerinin sektördeki büyümesini sınırlıyor.

Biyoyakıt sektörünün geçirdiği dönüşüm yalnızca talep tarafında değil, kullanılan teknolojilerde de görüldü.

Geleneksel biyodizelin yanında HVO olarak adlandırılan yenilenebilir dizel, özellikle son yıllarda rafinerilerin ve enerji şirketlerinin yatırım yaptığı alanlardan biri haline geldi.

HVO üretiminde bitkisel ve hayvansal yağlar ile kullanılmış yemeklik yağlar gibi ham maddeler hidrojenle işlenerek dizel özelliklerine sahip bir yakıta dönüştürülüyor.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/havacilik-ve-denizcilik-sektorunde-dusuk-karbonlu-yakit-arayisi-biyoyakita-yonelimi-artiriyor

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI