Türkiye’nin farklı uzmanlık alanlarından beş uzmanlık derneği, influenzanın oluşturduğu sağlık yüküne dikkat çekmek ve erişkinlerde tanı, tedavi, komplikasyonların önlenmesi ve bağışıklamaya ilişkin güncel yaklaşımı ortaya koymak amacıyla “Birinci Basamakta Erişkin İnfluenzası: Tanı, Tedavi, Komplikasyonların Önlenmesi ve Bağışıklama Yaklaşımı – Multidisipliner Uzlaşı Raporu 2026” başlıklı raporu hazırladı.
Raporda influenza aşısı 6 aydan büyük herkese önerilirken, özellikle yüksek risk grubundaki kişilerin her yıl aşılanmasının önemine dikkat çekiliyor.
Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) Başkanı Prof. Dr. Güzin Zeren Öztürk, Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD) Başkanı Prof. Dr. Meltem Taşbakan, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mine Adaş, Avrasya Kalp Yetersizliği Derneği (HFS-Eurasia) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Altay ve Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği (TİHUD) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tufan Tükek tarafından hazırlanan raporda; epidemiyolojiden klinik tabloya, tanı ve tedaviden komplikasyonlara, korunma stratejilerinden aşılamaya kadar influenzanın birinci basamakta yönetimi bütüncül biçimde ele alınıyor.
Raporda yer verilen Dünya Sağlık Örgütü verileri, mevsimsel influenzanın küresel sağlık yükünün boyutunu ortaya koyuyor. Buna göre dünyada her yıl yaklaşık 1 milyar kişi mevsimsel influenzadan etkileniyor ve bunların yaklaşık 3–5 milyonunda ağır hastalık gelişiyor. İnfluenza ile ilişkili solunum yolu hastalıkları nedeniyle dünyada her yıl yaklaşık 290 bin–650 bin ölüm meydana geldiği tahmin ediliyor.
Raporda influenzanın klinik tablosunun çoğunlukla ani başladığına dikkat çekiliyor. Ateş, titreme, kas ağrısı, halsizlik ve baş ağrısı gibi sistemik belirtilere; kuru öksürük, boğaz ağrısı ve burun akıntısı gibi solunum yolu belirtileri eşlik edebiliyor. İnfluenzanın kuluçka süresi genellikle 1–4 gün arasında değişiyor. Hastalık, belirtiler ortaya çıkmadan yaklaşık 24 saat önce bulaşıcı hale gelebiliyor ve bulaştırıcılık belirtilerin başlamasından sonra yaklaşık 5 gün devam edebiliyor. Soğuk algınlığında ise başlangıç genellikle daha yavaş ve belirtiler daha hafif. Ateş ve titreme daha nadir görülürken burun akıntısı ve burun tıkanıklığı daha ön planda oluyor.
Grip, çoğu zaman birkaç gün süren ateş, öksürük, kas ağrısı ve halsizlikle sınırlı bir hastalık olarak görülse de bu belirtiler buzdağının yalnızca görünen kısmı. İnfluenza özellikle risk grubundaki kişilerde zatürre, solunum yetmezliği, kronik hastalıkların kötüleşmesi, hastaneye yatış ve ölüme kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabiliyor.
Uzlaşı raporunun en önemli mesajlarından biri bağışıklamaya ilişkin öneriler. Raporda aşılama, influenza enfeksiyonundan ve hastalığın ciddi sonuçlarından korunmada en etkili yöntem olarak tanımlanıyor ve özellikle yüksek risk gruplarının aşılanmasının önemine dikkat çekiliyor.
6 aydan büyük herkese influenza aşısının yapılması önerisinde bulunan raporda ağır klinik seyir, komplikasyon, hastaneye yatış ve ölüm açısından başlıca risk grupları arasında; 65 yaş ve üzerindeki kişiler, kronik hastalığı bulunanlar, gebeler ve bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler yer alıyor. Özellikle 65 yaş ve üzerindeki kişiler ile diyabet, kronik kalp hastalıkları ve kronik akciğer hastalıkları gibi kronik hastalığı bulunanlar, gebeler ve bağışıklığı baskılanmış bireyler influenza açısından daha yüksek risk taşıyor. Bu nedenle özellikle bu bireylerin her yıl influenza aşısı yaptırması büyük önem taşıyor.
Yüksek risk grubunda yıllık influenza aşılamasının influenza geçirme riskini, komplikasyon gelişimini, hastaneye yatışı ve mortaliteyi azaltmaya, ayrıca altta yatan hastalıkların kötüleşmesini önlemeye katkı sağladığı belirtiliyor.