İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fe
İLK DURUŞMADAN BU YANA 51 SANIK TAHLİYE OLDU
Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
'CASUSLUK DAVASI BU DAVADAN AYRI BİR DAVA DEĞİLDİR'
Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun savunmasında, "9 Mart asrın davası başladı. Özel vasfa haiz üye diye bir kavramla yargılanıyor dokuz kişi. Ama özel vasfa haiz örgüt üyesi diye bir kavram şu an yargılandığımız TCK’da yokmuş. Yürürlükten kalkan eski Türk Ceza Kanunu’nda varmış. Avukatlar itiraz etti ama her yanlış yerli yerinde duruyor. Şaşırıyorum. İddianame tepeden tırnağa sakat. Daha rahatsız edici olan şu: İddianame, Türkiye’de ikili hukuk olduğunu ispat ediyor ayrıca iddianame bağıra bağıra siyaset yapıyor. İddianameye 'sakat' derken şunu kastediyorum: 19 Mart sabahı Medya A.Ş. odağında başlayan bu soruşturma, casusluk iddialarını barındıracak kadar absürtleşmiştir. Casusluk
'BİZE CEZA YAĞMURU YAĞDIRMANIZI İSTİYORLAR'
Ongun, "Bu iddianameyi son altı sayfadaki altı savcımız ortaklaşa yazdıysa diyebileceğim tek şey; herhalde birbirleriyle hiç iletişim kurmamışlar çünkü tek gariplik Necati Özkan’da da değil. Yiğit Oğuz Duman’ı da iddianame, özel vasfa haiz örgüt üyeleri listesine almış ama adamcağızı orada unutmuşlar. Hakkında hiçbir suçlama olmayan biri nasıl özel üye statüsüyle atandı, anlamakta zorlanıyorum. Bu tuhaflığı siz de fark ettiniz ki 10 Mart günü burada iddianame özetini okuturken tüm özel vasfa haiz üyelerin ismini okuttunuz, Yiğit’in ismini okutmadınız. Halbuki kabul ettiğiniz iddianamede adı yazıyor. Bu metnin sahipleri sizden bize ceza yağmuru yağdırmanızı istiyor. Buna rağmen size tutunacak
Öyle ki hangi avukat bir gün önce duruşma salonundaydı, bir gün sonra yok, o bile dikkatinizden kaçmıyor Sayın Başkan. 18 Mart 2025’te İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü Yönetim Kurulu, görev ve yetkisinde olmadığı halde, İmamoğlu’nun diplomasını iptal etti.
19 Mart’ta operasyonu yapıldı. Operasyon öncesi Başsavcılık, iki ayrı tehditvari yazıyla üniversiteden ısrarla diploma iptalini istedi. Başsavcılık, polis operasyonu öncesi neden ısrarla diploma iptalini talep etti? Ekrem Başkan tutuklanacaksa cezaevindeyken beş ay sonra diploması iptal edilebilirdi.