Karayolları Trafik Kanunu'nda plakalarla ilgili düzenlemeye ilişkin soru üzerine Çiftçi, amaçlarının vatandaşa ceza kesmek olmadığını, bunun sadece şekil yönünden değil, kamu güvenliği, Türkiye'nin huzuru ve genel güvenlik stratejileri açısından son derece önemli bir husus olduğunu söyledi.
Çiftçi, standart plakalarda olması gereken unsurları anlatarak, "Plakanın üzerinde yetkili kuruluşun mührü ve diğer güvenlik işaretleri mevcutsa harf ve rakamlar normal standarda göre biraz daha kalın olsa bile bu plakalar geçerlidir. Araç sahiplerinin bu plakaları yenileme zorunluluğu yoktur. Vatandaşlarımız bu plakalarla araçlarını kullanabilir. Trafik denetimlerinde de bu kalın harfli plakalar nedeniyle herhangi bir cezai yaptırım uygulanmayacaktır." bilgisini paylaştı.
Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun (TŞOF) bu konuda yetkili kuruluş olduğunu anımsatan Çiftçi, Türkiye'de 2019'dan bugüne toplam motorlu taşıt sayısının 23 milyon 200 binden 33 milyon 900 bine yükseldiğini, motosiklet sayısının 3 milyon 300 binden 7 milyon 200 bine çıktığını, toplam tescilli araç sayısının da 34 milyon 525 bin 761 olduğunu aktardı.
Böylesine büyük araç parkını, güçlü bir teknolojik altyapı ve standart plaka sistemi olmaksızın sağlıklı şekilde denetlemenin son derece zor olduğuna dikkati çeken Çiftçi, APP plakaların radar, Plaka Tanıma Sistemi (PTS), Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS), Elektronik Denetleme Sistemleri (EDS) gibi araçlar tarafından sağlıklı biçimde tespit edilemediğini ve bu durumun güvenlik zafiyetine yol açtığını anlattı.
İçişleri Bakanı Çiftçi, trafik güvenliğini tehlikeye atan, kamu düzenini bozan ya da suç teşkil eden fiillerin takibinde böylesi standart dışı uygulamaların ciddi sakıncalar doğurduğunu belirterek, "Bizim meselemiz vatandaşımızın huzurunu ve hukukunu korumaktır. Bu konu bir plaka biçimi olmanın çok ötesinde, doğrudan doğruya güvenlik, kamu düzeni ve hukuk meselesidir." ifadesini kullandı.
Kanunla getirilen bazı düzenlemelerin sahadaki uygulamasını usul ve esaslarıyla netleştirecek uygulama yönetmeliğinin henüz yürürlüğe girmediğini dile getiren Çiftçi, şunları söyledi:
"Dolayısıyla ortaya çıkan bazı tereddütler, kanunun amacından değil, uygulamaya ilişkin çerçevenin yönetmelikle netleştirilme sürecinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle yönetmeliğe ilişkin çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir. Bu çalışmalar tamamlanıncaya kadar, vatandaşlarımızın mağduriyetine sebebiyet vermemek adına sahada rehberlik esaslı bir yaklaşım benimsenecektir. Uygulamada tereddüt oluşturan hususlar daha açık, daha anlaşılır ve daha yeknesak hale getirilecektir.
Sürücünün izleme ve kullanma alanındaki görüntü cihazlarına ilişkin husus da ayrıca değerlendirilmektedir. Bizim temel yaklaşımımız çok nettir, hakkaniyetli, hem vatandaşımızın gönlünü rahat ettiren hem de yollarda can güvenliğini koruyan dengeyi sağlamak. Güvenlikten taviz vermeden, vatandaşımızı da belirsizlik içinde bırakmadan süreci en sağlıklı şekilde yürüteceğiz."
Bakan Çiftçi, "Hazine ve Maliye Bakanlığının bütçeye gelir elde etmek için trafik cezaları kesilmesini istediği" iddialarına ilişkin soru üzerine, "Ben 29 yıllık kamu görevlisiyim. Maliye Bakanlığından bugüne kadar bir talep geldiğini hiç duymadım. Böyle bir şey söz konusu değildir. Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devletidir ve böylesine hukuka aykırılık teşkil edecek bir duruma kimse tevessül etmez, edemez." yanıtını verdi.
Çiftçi, Ramazan Bayramı tatilinde uygulanan ceza sayısı ve miktarlarının geçmiş yıllarda benzer dönemlerde uygulananlara kıyasla daha az olduğunu bildirdi.