Üniversitesi Başakşehir Külliyesi'nde gerçekleştirilen programda konuşan İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Bilal Erdoğan, Türkiye'nin nüfus konusunda geldiği noktayı vahim olarak niteleyerek, senaryolara göre 2100 yılında 55 milyon nüfusa ineceklerini belirtti.
Şu anda daha çok aile için ekonomik teşviklerin konuşulduğunu dile getiren Erdoğan, "İnsanların çocuk yapmamasının, ailenin zayıflamasının ekonomik durumdan kaynaklandığına dair bir tespit var. Ama bu delillendirilmemiş bir tespit. Çünkü deliller aksini gösteriyor. Türkiye fakirken daha çok çocuk sahibi. Türkiye'nin daha fakir bölgelerinde daha çok çocuklu aileler var. Ve insanlar zenginleştikçe, imkanları geliştirdikçe de daha az çocuk sahibi oluyor." diye konuştu.
Erdoğan, "Demek ki ekonomik teşvikler bunun belki sadece bir tamamlayıcısı olacak. Asıl olan aileye ne anlam yüklediğimizi belki yeniden değerlendirmemiz lazım. Çocuk sahibi olan anne babalara ne değer verdiğimizi konuşmamız lazım. Şu anda yüzleşelim kendimize. Eğitimli bir hanımefendi, 'Benim 6-7 çocuğum var.' dese, herhalde 'Sen çok cahil bir kadınsın.' gözüyle bakılır. Dolayısıyla asıl sorunlar buralardan başlıyor." ifadelerini kullandı.
Aileyi, kültür, tarih ve inançla yeniden anlamlandırmak gerektiğini vurgulayan Erdoğan, daha sonra çocuk sahibi olmanın da yeniden anlamlandırılmasının önemli olduğunu belirtti.
İnsanı, yaratılmışların en şereflisi olarak hayatın merkezine koyarak, çocuk sahibi olmanın başlı başına değerli olduğunun anlaşılmasının önemli olduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:
"Onun için bir zihniyet dönüşümüne ihtiyaç var. Politika önerileriyle ne kadar kolay çevirebiliriz bilmiyorum. Çünkü dünyanın şu karanlık dönemde Türkiye'ye ihtiyacı var. Bu milletin tarihinden getirdiği birikime ihtiyacı var. Yüzyıllar boyunca nice topraklarda nasıl bir adaleti, merhameti yaşatmış bir ecdadın torunlarıysak, gelecekte de buna dünyanın yeniden ihtiyacı olduğunu düşünerek bence motive olmaya ihtiyacımız var."
İHÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz de ailenin değerine işaret ederek, çalıştayın son derece değerli olduğunu belirtti.
Aile çadırının orta direğinin anne olduğunu dile getiren Gündüz, "Çocuklara edebi, terbiyeyi, ahlakı, kültürü aşılayan, kültürel transferi sağlayan babalar değil, annelerdir. Baba çalışıp yorgun, argın gelir. Sekiz saat de uykusu var. Dinlenme vaktinde ne kadar çocukla müşterek vakit bulursa ancak o kadar ilgilenebilir. Ama anne 24 saat çocuklarıyla hemhal olur. Siz gelecek nesillerin saf ve sağlam olmasını istiyorsanız bunun yolu annenin sağlam olmasından geçer. Çünkü anne ile çocuklar arasında organik bağ vardır." ifadelerini kullandı.
İHÜ Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan ise küresel rekabetin son derece hızlandığı bir dönemde olduklarını ifade ederek, gelecek 10 yılda manevi olarak sosyal denetim alanı güçlü olan toplumların ayakta kalacağını göreceklerini dile getirdi.
Aile kurumunun önemini vurgulayan Arkan, "Aile bağlarına yatırım ve ilişkilerini güçlendirmek önemli. Çünkü insanoğlu olarak biz aslında güçlü varlıklar değiliz. Yani manevi olarak desteklenmediğimizde, paylaşamadığımızda. Özellikle Akdeniz toplulukları böyle. Aslında biz Türkler de böyleyiz. Dolayısıyla aile sosyal anlamla birlikte vardır." dedi.