Duran, İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen "CİMER'e Renk Kat Resim Yarışması Ödül Töreni"nde yaptığı konuşmada, bu programın İletişim Başkanlığında yapılan en güzel ve en renkli toplantılardan biri olduğunu söyledi.
Çocukların bu etkinlikte hem eğleneceklerini hem de bilgi edineceklerini ifade eden Duran, "Ama bunu yaşamadan önce bir meseleyi hatırlatmak istiyorum. Bugün, 4 Haziran Uluslararası Çatışma Kurbanı Masum Çocuklar Günü. Filistin ve Lübnan başta olmak üzere ne yazık ki hayatını kaybeden 10 binlerce çocuğu burada anıyorum. Biz istiyoruz ki barışın, böyle coşkunun, sevincin olduğu, cıvıltıyla dolu, güzelleşen bir dünya olsun. Bunun için elimizden gelen gayreti sarf ediyoruz. Ama biliyorum ki sizlerin bu dünyayı yönettiği, şekillendirdiği bir zamanda inşallah daha iyi şeyler olacak." diye konuştu.
Duran, kendisine "CİMER'e Renk Kat Resim Yarışması" ile ilgili proje sunulduğunda beğendiğini dile getirerek, hayata geçirmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Yarışmada çocuk ve gençlerin yer aldığını anımsatan Duran, "Sizlerin bize katacağı çok şey var. Çünkü dünyayı bizden farklı görüyorsunuz. 'Biz' derken şöyle orta yaşta olan, yaşlanmakta olan insanları kastediyorum. Sizlerin önünde yepyeni bir dünya var ve fikirlerinizle, yapacaklarınızla bu dünyayı daha iyi bir hale getireceğinize inanıyorum. Bundan dolayı öncelikle hepinizi gözlerinizden öpüyorum ve emekleriniz için de teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.
Duran, yarışmaya gönderilen tüm resimlerin çok güzel olduğunu ve eser sahiplerinin geleceğin iletişimcileri olacağını kaydetti.
Çocukların resimleriyle CİMER'i çok iyi anlattıklarına işaret eden Duran, şöyle devam etti:
"CİMER'in, bir mektup, bir ağaç, bir posta kutusu, bir güvercin şeklinde anlatıldığını gördük. 1300 resimden birçoğu gerçekten ödül almaya layıktı. Ama ne yazık ki ancak 6 tanesine ödül verebiliyoruz. Bu resimlerde ne gördüm? Bir kere öncelikle çocuklarımızın, gençlerimizin, devletimize duyduğu güveni gördüm. Bu çerçevede size bir örnek vereyim. Yozgat'tan 8 yaşındaki Nefise kızımız diyor ki 'Bu resim, benim öncelikle Cumhurbaşkanımıza hediyemdir. Onu çok seviyorum. Ben CİMER'i resmimi yaparken öğrendim. CİMER, tıpkı okulumuzdaki dilek ve şikayet kutusu gibi bir şeymiş. Haklarımızı bilmek ve çevremizi güzelleştirmek için CİMER harika bir şey."
Duran, CİMER'in genellikle yetişkinlerin başvuruda bulunduğu bir mekanizma olduğunu anımsatarak, şu ifadeleri kullandı:
"İletişim Başkanlığı olarak, Çocuk CİMER Platformu'nu hayata geçiriyoruz. Cumhur Dede kitabımız var, onu güncelledik. Çocuklara özel '25 Soruda CİMER' kitapçığımızı yayımladık. Bunların her biri bize şunu gösteriyor, devletin nasıl yönetilmesi gerektiğini millet söylüyorsa eğer işte sizler de çocuklarımız da bunun birer öznelerisiniz. Bunu niçin söylüyorum? O kadar güzel fikirler ortaya çıkıyor ki benim de 9 yaşında kızım, bu tür fikirleri benimle paylaştığında diyorum ki 'Gençler, çocuklar bu işi bizden iyi biliyor ve çok da parlak fikirlere sahipler.' İşte sizlerin fikirleri ile katkılarını bekliyoruz. Bu mesele, sadece şikayet etmek değil, sadece iyi dilekleri iletmek de değil aynı zamand
Çocukların CİMER'e ilettikleri "helikopterle uçmak", "polislerle doğum günü kutlamak" gibi bazı isteklerinin de gerçekleştirilmesini sağladıklarını anlatan Duran, "7'den 70'e herkes CİMER'i kullanabiliyor. Bu, katılımcı demokrasinin bir örneği. Vatandaşların isteklerini devlete ulaştırabildiği bir mekanizma bu. Kuruluşunu 1994'te Cumhurbaşkanımızın, o zaman Belediye Başkanı olduğu dönemde başlayan bir süreç. Daha sonra Başbakanlığı döneminde BİMER oluyor. Cumhurbaşkanlığı döneminde de şimdiki ismiyle CİMER oluyor." diye konuştu.