Duran, teknolojik üstünlüğün önemine işaret ederek, “Türkiye gibi orta büyüklükte görünen ama dünyaya verecek mesajı olan ülkelerin burada öne çıkarak dünyanın geleceğine dair söz söylemesi gerekiyor” dedi.
“TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ İNSANLARI KONTROL EDİYOR”
Palantir şirketinin yayımladığı 22 maddelik manifestoyu örnek veren Duran, şunları kaydetti:
“Bu 22 madde içerisinde Amerika’nın yeniden nasıl konumlanacağı, teknoloji şirketleriyle devletin nasıl iç içe geçeceği ve teknoloji şirketlerinin imkanlarının nasıl askeri ve jeopolitik üstünlük için seferber edeceğini anlatan ifadeler var. Teknoloji dediğimiz şey çoğu zaman savaşlarla gelişmiş fakat şimdi savaşlar teknolojiyi geliştirirken teknoloji tekrar savaşları güçlendiriyor. Bunun gerçekten hızlı bir sarmala döndüğü dünyanın içerisindeyiz.”Duran, teknoloji şirketlerinin artık insanları kontrol eden, anlatılarını kuran çok etkili bir konuma geldiklerini belirterek, “İnsan olmanın yerine geçecek kararları da ChatGPT’ye mi aldıracağız? Bu, çok önemli bir sorun” dedi.
“YARI MAKİNELEŞMİŞ İNSANLAR OLMAMALIYIZ”
Teknolojinin bilinç ve vicdan üzerindeki etkisine dikkat çeken Duran, şöyle konuştu:“Bir çip takarak, onlarca dili rahatlıkla öğrenebiliriz. Buna doğru gidiyoruz ama o çiplerin takıldığı zihin, artık bizim mi olacak? Bilincimiz, hatta biraz daha öteye gidelim, vicdanımız nerede olacak? Yarı makineleşmiş ve zihinleri kontrol altına alınmış insanlar olmamalıyız.”
“TÜRKİYE HAKİKATİN VE ADALETİN YANINDA”
Duran, Türkiye’nin teknolojik rekabetteki duruşunu da değerlendirdi:
“Türkiye gibi orta büyüklükte görünen ama dünyaya verecek mesajı olan ülkelerin burada öne çıkarak dünyanın geleceğine dair söz söylemesi gerekiyor. Sadece söz söylemek değil, bir şeyler yapmak gerekiyor. Bu çerçevede Cumhurbaşkanımızın ‘Dünya beşten büyüktür’ diye başlattığı ve sonra ‘Daha adil bir dünya mümkündür’ dediği konu sadece bir söylem değil.”
Gazze’deki soykırıma da değinen Duran, Batı’nın çifte standardını eleştirdi ve Türkiye’nin hakikat temelli iletişim vizyonuyla hareket ettiğini vurguladı.