İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Duran, Somali'nin başkenti Mogadişu'da düzenlenen "Türkiye-Somali İlişkilerinde Yeni Dönem: Güven, İş Birliği, Stratejik Ortaklık" paneline videolu mesaj gönderdi.
Duran, mesajında, Türkiye ile Somali arasındaki münasebetlerin köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2011'de Mogadişu'ya gerçekleştirdiği tarihi ziyaretin iki ülke ilişkilerine yeni bir boyut kazandırdığını vurgulayan Duran, "Bu ziyaretle Türkiye'nin Somali'ye uzattığı dostluk eli, bugünkü kapsamlı stratejik ortaklığımızın da temelini oluşturmaktadır. Sürecin kalkınma, güvenlik, ekonomi ve kurumsal kapasite inşasını kapsayan bütüncül bir ortaklığa dönüşmüş olması bizleri ziyadesiyle memnun etmektedir. 2026 yılının, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 60'ıncı yıl dönümü olması, stratejik ortaklığımızı daha da anlamlı kılıyor. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın da vurguladığı üzere, Türkiye-Somali ilişkileri dönemsel konjonktürlerin ötesinde istik
Türkiye'nin Afrika kıtasına yönelik geliştirdiği dış politika paradigmasının sömürgeci geçmişe sahip güçlerin buyurgan yaklaşımlarından radikal bir biçimde ayrıştığının altını çizen Duran, şöyle devam etti:
"Biz, kıtanın kaderini batılı merkezlerin oryantalist kodlarıyla okumayı reddediyoruz. 'Afrika'nın sorunlarına Afrikalı çözümler' perspektifini teorik ve pratik bir ahlak ilkesi olarak benimsiyoruz. Bu perspektifle Türkiye-Somali ilişkileri, geçici çözümler yerine köklü kurumsal kapasite artışına odaklanmakta, kalıcı çözümler üretmektedir. Bu anlayışla TİKA, Türk Kızılay, Maarif Vakfı, AFAD, YTB ve çok sayıda sivil toplum kuruluşumuz çalışmalarını sürdürmektedir. Diğer yandan binlerce Somalili genç Türkiye'de yükseköğrenim görmekte ve ülkelerimiz ve halklarımız arasındaki kadim ilişkinin bugüne taşınmasında önemli aktörler olmaktadır."
Duran, bugün Afrika Boynuzu'nun çok boyutlu ve karmaşık sınamalarla karşı karşıya olduğunu belirterek, "İsrail'in Somaliland üzerinden bölgede nüfuz alanları kurma ve yeni istikrarsızlık cepheleri açma girişimleri, uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal etmekte, Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü doğrudan tehdit etmektedir. Türkiye, bu tehditlere karşı kardeş ülke Somali'nin yanındadır. Sayın Cumhurbaşkanı'mız, Türkiye'nin Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü her koşulda desteklediğini açıkça teyit etmiştir. Türkiye için Somali'nin toprak bütünlüğü, siyasi birliği ve egemenliği herhangi bir jeopolitik pazarlığın konusu olamayacak kadar ilkesel bir konudur. Bu doğrult
Türkiye'nin bölge barışı, istikrarı ve refahından yana olan tavrının, sömürü düzeninin devamından beslenen bazı çevreleri rahatsız ettiğini dile getiren Duran, "Son dönemde uluslararası medyada ve dijital mecralarda artan sistemli dezenformasyon kampanyaları bu rahatsızlığın dışa vurumudur. Karşılıklı güvene, kardeşliğe ve şeffaflığa dayanan ilişkilerimiz, bu maksatlı girişimleri bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da boşa çıkaracaktır." şeklinde konuştu.
Türkiye'nin Somali'yle ilişkilerini devlet kapasitesinin tahkimi ve ortak refahın inşası açısından son derece geniş bir perspektiften değerlendirdiğini aktaran Duran, şunları kaydetti:
"TURKSOM Askeri Eğitim Üssü, savunma ve deniz güvenliği anlaşmaları, Somali denizlerinde sismik araştırmalar yürüten Oruç Reis, derin deniz sondaj çalışmaları yapan Çağrı Bey gemilerimiz, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ifadeleriyle iki ülke işbirliğinin güçlü sembolleri haline gelmiştir. Tüm bunların yanı sıra uzay limanı projesi ve kurumsallaşan balıkçılık anlaşmaları da Somali'nin ekonomik kapasitesini ve teknolojik bağımsızlığını güçlendiren adımlardır. Türkiye ve Somali birlikte üretmekte, birlikte güçlenmektedir. Bu kapsamda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak düzenlediğimiz bu panelin işbirliği vizyonumuz doğrultusunda ve iki ülke ilişkilerinin daha da güçlenmesi
(Kaynak: AA)