İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, "Türkiye olarak kendi güvenliğimizi sağlamak istiyorsak aynı zamanda bölgemizdeki bütün ülkelerin de güvenliğini sağlamak için çalışıyor olmamız lazım. Yani Türkiye'nin artık savunma hattını bizim Türkiye'nin dışında kurmamız lazım." dedi.
Muş Alparslan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde düzenlenen Sivil Toplum Kuruluşları Toplantısı'nda konuşan Erdoğan, bu yıl 23 Nisan'ın buruk bir bayram olduğunu söyledi.
Kahramanmaraş'ta tarifi olmayan bir acının yaşandığını belirten Erdoğan, oradaki ailelerin acılarını paylaşırken kendi çocuğunun başına gelmiş gibi düşündüğünü dile getirdi.
Çocukların ne kadar önemli olduğunu, ne kadar kırılgan bir dönemde çocuk yetiştirdiklerini bazen unuttuklarını ifade eden Erdoğan, "Bunun sadece anne babanın, sadece okuldaki öğretmenin işi olmadığını artık kabul etmemiz lazım. Çocuğu okula verdim, gerisini anlamam. Öğretmen değil misin sen? Bu iş böyle değil. Bu iş bütün toplumun paydaşı olduğu bir iş. Böyle görmemiz lazım. Bizim geleneğimizde de böyle. Peygamber Efendimiz de bize böyle öğretmiş. Çocuklara hoşluk olsun, espri olsun diye bile yalan söylememeyi Peygamberimizden öğreniyoruz. Yani böyle yetişen bir çocuk yalancı olur mu? Ama toplumdaki herkesin bunu uygulaması gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Sadece öğretmenin çocuğa iyi örnek olmasının yetmediğini, çocuğun karşılaştığı herkesin sorumluluğunun bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, "Şimdi karşımda bir çocuk var. Ben bir yetişkin olarak bu çocuğun yetişmesinde şu anda vebal sırtıma bindi. Bu çocukla konuşacağım, selamlaşacağım. Ben çocuğa selam vermek durumundayım ki çocuk selamı öğrensin. Ben çocuğa nezaketle muamele etmek zorundayım ki çocuk nezaketi öğrensin. Ben çocuğa merhametle davranmak zorundayım ki çocuk merhameti öğrensin. Kimse ben bunun dışındayım, benim böyle bir görevim yok diye düşünemez." dedi.
Bazı keskin tedbirlerin alınması konusunda bugüne kadar farklı saiklerle işi siyaset mecrasında olmaz hale getirenlerin de artık kendine çeki düzen vermesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İşte tam sosyal medya düzenlemesi Meclis'teyken bu iş oldu. Korkarım eğer bu iş olmasaydı Meclis'te bu düzenleme kim bilir ne kadar sulandırılacaktı, ne kadar zayıflatılacaktı, kim bilir geçmesi kaç hafta sürecekti. Maalesef millet olarak da çocuklarımızı korumak için bu ülkeyi yönetenlerin, oy verdiklerimizin, Meclis'teki temsilcilerimizin, bakanlarımızın yapmak istedikleri düzenlemeleri, yapılması gereken düzenlemeleri yapması konusunda daha çok talepkar olmamız lazım. Buna engel olanları, bunu yavaşlatanlara da 'Bak engel olan da bu.' dememiz lazım diye düşünüyorum çünkü artık çok zaman kaybettik.
Çocuklarımızı korumak için halen zamanımız var şeylerini geçtik artık. Bu işi biz 25-30 sene önce iyi bir yola koyabilseydik bugün daha iyi bir noktada olurduk. Milli Eğitim Bakanlığımız, bundan önce okulların önüne güvenlikle ilgili bir tedbir almak istediği zaman ilgili kuruluş çıkıyor, 'Biz okullarda güvenlik istemiyoruz.' Ondan sonra aynı kuruluş öğretmenleri okula sokmuyor. Düşünebiliyor musunuz? Üzülerek söylüyorum. Kahramanmaraş'ta anneler taziyelerde yanımıza gelip 'Ben çocuğumu nasıl okula koyacağım şimdi?' dediğinde öğretmenin okula gitmediği yerde ben acaba bu anneye ne diyebilirim diye gerçekten kendimi çok kötü hissettim. Onlar da inşallah yaptıkları hatanın farkına vardılar çün
Herkesin çocuklara karşı hassas olması gerektiğini, çocuğun terbiyesinin, eğitiminin parçası olarak kendini görmesi gerektiğini anlatan Erdoğan, "Bize yol gösterecek olan öğretmen. Yani okulda bir şey oldu öğretmene gittik. Öğretmen bize nasıl davranmamız gerektiğini söyleyecek. Biz öğretmene öğretmenlik öğretmeyeceğiz. Böyle bir yerde öğretmenin elini taşın altından çekmesi mümkün olabilir mi? Yani ben çocuklarımın yanında olmak istiyorum diyen öğretmene 'Hayır, sen gitme okula.' demek, böyle bir şey kabul edilebilir mi? Bunu salgın döneminde de yaşadık. Nice cefakar, fedakar eğitim gönüllüleri salgın zamanında çocuklarından ayrı tutuldular. Dolayısıyla bizim öğretmenlerimizi destekleyici r