İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuksuz sanık avukat Süleyman Atik savunma yaptı.
2010 yılından beri ticaretle uğraştığını belirten Atik, "Turizm ve restoran işletmeciliği yapmaktayım. 2015 yılıyla beraber danışmanlık işini de beraberinde yürütmekteyim. Özellikle Boğaziçi öngörünüm ve eski eser yapılarla alakalı uzmanlık alanım bulunmaktadır. 2015'ten beri bu konuda danışmanlık yapmaktayım." dedi.
Sanık Atik, iddianameye konu eylemlerle ilgili savunmasını yaparak, savcılıkta verdiği ifadeleri tekrar ettiğini söyledi.
Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın iddianamedeki eylem 55'i sorması üzerine Atik, şu savunmayı yaptı:
"O dönem C***** Otel diye benim aklımda kalmış. Fatih Bey'i bir gün ziyaret ettiğimde burayla alakalı bilgiler sordu. İlk yıllar özellikle, yani 2020-2021 yıllarında Fatih Bey'i ziyarete gittiğimde veya beni davet ettiğinde bölgeyle alakalı bazı sorular sorardı. 'Burayla ilgili bir bilgin var mı?' dedi. Fikirlerimi söyledim ve kendisi 'Tamam.' dedi. Belli bir süre sonra geldiğimde, 'Buranın arkasında odalar var.' dedim. 'İnşaat dönemi yapılıp kapatıldığını biliyorum ama şu anki durumunu bilmiyorum.' dediğimde, 'Evet konu o.' dedi. Rakamlar üzerinde konuştuk, belli bir rakam söyledi. Hatta dedim ki, 'Abi çok düşük değil mi bu rakam?' O dedi ki 'Başkan Bey bir ara Malatya ziyaretinde kendisiyl
Atik, "Ondan sonra belli bir süre sonra kendisiyle bir görüşmemizde, ziyaretinde bana 'Süleyman, burayla alakalı bir tahsilat söz konusu. Sen o bölgedesin, yardımcı olabilir misin?' dedi. 'Tamam abi' dedim. Kendileri bana bir numara verdi. Aradığımda E-5 üstü tarafında bir yerde ödemenin yarısını aldım. Geri kalan taksitiyle alakalı ben müsait olamadım. Kendileri bunu hallettiler ama nasıl hallettikleri konusunda bilgim yok." ifadelerini kullandı.
Başkan Aylan'ın ifadelerindeki 250 bin dolar iddiasıyla ilgili "Bu para ne parasıydı, ne kadar bir kısmını siz almıştınız bu paranın?" sorusuna Atik, "Orada daha önceden yapılmış olan aykırılıkların açığa çıkarılması içindi. Orada yapılacak olan işlemlere göz yumulması içindi. Yarısını aldım ama 150 miydi, 125 mi? Çok geçmiş gün. 150 bin civarı olması lazım başkanım." cevabını verdi.
Sanık Atik, "Bir de bu Süleyman Çetinsaya'dan alınan bir 500 bin dolar konusu var. Bunun da market kartı olarak istendiğini anlatmışsınız. Bu da Boğaziçi sınırları içerisindeki taşınmaz güçlendirme ruhsatı ile alakalı diye bahsedilmiş. Bu nedir bu konu?" sorusunu, şu şekilde cevapladı:
"Fatih Bey benim Süleyman Çetinsaya'yı tanıyıp tanımadığımı sordu bir gün, 'Tanırım" dedim. Özellikle yeğeniyle arkadaşlığım olduğunu söyledim. Daha sonra, 'Süleyman Bey'den market kartları alınacak. Sen halledebilir misin?' dedi. 'Tamam abi.' dedim. Süleyman Bey'i aradık, ofisime davet ettim. Süleyman Bey'le tanıştık, muhabbet ettik. Böyle bir operasyonun olacağını, işte 500 bin dolar karşılığında bir kart temin edileceğini söyledim. 'Tamam.' dedi kendisi. Daha sonra belli bir süre sonra arayıp tekrar ofisime geldi. Geldiğinde nakit olarak getirdi parayı. 'Ben kartla uğraşamayacağım. Bunu bu şekilde iletsen olur mu?' dedi. 'Tamam abi.' dedim. Ben de bu şekilde alıp ilettim."
"Bu Zafer Keleş'e para teslimi verilen Florya'da bulunan Plevne Sokak var. Burayı niye tercih ettiniz?" sorusunu Atik, "Zafer Bey'in ifadelerini takip ettim. Kendisi Güngören tarafında oturduğunu söylüyor. Ama bir gün konuşmamızda, işte bu teslimatı yapacağımızda, 'Basınköy'de buluşalım mı, olur mu?' dedi. 'Olur abi.' dedim. 'O taraftan geliyorum ben de sabah erkenden orada buluşuruz, sonra dağılırız.' dedi. 'İyi, tamam.' dedim. Buna istinaden böyle bir şey söyledim. O tarafta buluşuyorduk genelde." diye cevapladı.