İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya tutuksuz sanık iş insanı Kemal Şahin, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.
Sanık Şahin, savunmasında çok büyük bir inşaat projesinin bulunduğunu, bu projede arsa sahibi olduklarını ve 5 inşaat firmasıyla anlaştıklarını anlattı.
İnşaatın ruhsatının alınmasından başlayarak imalat, satış, pazarlama ve iskan alanına kadar tüm sorumluluğu diğer şirketlere verdiklerini, hasılat paylaşımı nedeniyle bağımsız bölümlerin tapularının kendilerine kaldığını belirten Şahin, "Proje devam ederken belediye bizden 2 tane okul istedi. Belediye, okullar için meclis kararı da almıştı. Biz, önce kabul etmedik. Belediye ısrar etti. Belediyenin ısrarı üzerine çok düşündüm. Daha önce Çorlu'da, Konya'da okul yapmıştım. Bunu da düşünerek hayır işi olduğu için kabul ettim. Buna benzer birçok hayır işlerim vardır." ifadelerini kullandı.
Suçlamaları kabul etmediğini söyleyen Şahin, beraatini talep etti.
Tutuksuz sanık avukat Zeynep Tezcan da müvekkili olan sanıklardan Murat Kapki'nin 4 taşınmazını tarafına devretmesi suretiyle suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan yargılandığını dile getirerek, "Kendisinin 2014 yılından beri avukatlığını yapmaktayım. Uzun yıllar boyunca da verdiğim hukuki hizmetlerin karşılığını tam olarak da tahsil edemeyen bir avukat olarak burada bulunuyorum. Hakkımdaki isnada konu üç taşınmazla ilişkim de bu sıfattan ve yıllara yayılan tahsil edilemeyen mesleki alacağımdan kaynaklanmakta." beyanında bulundu.
Kapki'ye tüm alacaklarını tahsil etmek istediğini beyan ettiğini, müvekkilinin ise nakit ödeme konusunda müsait olmadığını belirterek alacağına karşılık kendisine üç taşınmaz vermeyi teklif ettiğini söyleyen sanık Tezcan, hayatın olağan akışına uygun şekilde alacağını tahsil etmek amacıyla teklifini kabul ettiğini savundu.
Tutuksuz sanık eski Medya AŞ çalışanı Mehmet Recep Taşçı, 2017'de Medya AŞ'de çalışmaya başladığını, 2018'de ise şirket içi rotasyon kapsamında satın alma müdürlüğünde görev aldığını belirterek, ihale süreçlerinde kişi veya firmaları belirleme ya da bu konuda karar verme yetkisinin bulunmadığını söyledi.
AA'nın haberine göre, görevi gereği sadece evrak ve idari işlemleri yürüttüğünü savunan Taşçı, şu beyanda bulundu:
"Soruşturma kapsamında savcılıkta verdiğim ifadenin 11 Kasım 2025 tarihli düzenlenen iddianame ile birlikte ortaya çıkmasının ardından, yaklaşık 10 yıl çalıştığım işimden iki hafta içerisinde çıkarıldım. Bu konuyla ilgili dava açtım, söz konusu dava halen devam etmektedir. Tüm bildiklerimi emniyette ve savcılıkta anlattım. Emniyet ve savcılıkta vermiş olduğum ifadeleri aynen teyit ediyor ve beyanlarımın arkasında olduğumu ifade ediyorum. Herhangi bir ihale usulsüzlüğüne katılmadım. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum ve beraatimi talep ediyorum."
Cumhuriyet savcısı, çapraz sorgusu sırasında Taşçı'ya İBB ihaleleriyle ilgili beyanını sordu.