Sahra hastanelerinde birkaç gün gönüllü olarak çalışan 32 yaşındaki doktor Abbas Khan, yürüyüşe çıktığı sırada 22 Kasım 2012'de bir kontrol noktasında gözaltına alındıktan sonra Şam'daki istihbarat birimlerinin gözaltı merkezlerine götürüldü.
Ağabeyinin ölümünden yaklaşık 13 yıl sonra Londra'dan Şam'a gelen Sara Khan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ağabeyinin gözaltına alındıktan sonra aylarca işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını söyledi.
Khan, ağabeyinin Halep'teki çeşitli hastanelerde çalıştığını, bu hastanelerin birçoğunun geçici sağlık merkezlerinden oluştuğunu ve bazılarının bombalanması nedeniyle sağlık hizmetlerinin ciddi ölçüde aksadığını belirtti.
Khan, ağabeyinin gözaltına alındıktan sonra aylarca işkenceye ve dayağa maruz kaldığını, kendisine uyuşturucu verildiğini, ailesinin bunu daha sonra öğrendiğini ifade etti.
Annesinin oğlunu bulmak amacıyla Temmuz 2013'te Beyrut'tan vize alarak Şam'a gittiğini belirten Khan, annesinin Şam’da çeşitli bakanlıklara ve hapishanelere başvurarak ağabeyinin nerede tutulduğunu öğrenmeye çalıştığını ifade etti.
Khan, ailesinin yaklaşık üç hafta süren arayışının ardından ağabeyinin Şam'daki Filistin Şubesi olarak bilinen istihbarat biriminde tutulduğunu ve Terör Mahkemesinde yargılanacağını öğrendiğini aktaran Khan, "Annem, Abbas'la görüşmeyi başardığında onun aylar boyunca maruz kaldığı muameleyi öğrendi. Ağabeyim daha sonra Adra Hapishanesi'ne nakledildi ve Aralık 2013'e kadar burada tutuldu." dedi.
Ağustos-Aralık 2013 döneminde ağabeyinin serbest bırakılacağına ilişkin farklı açıklamalar yapıldığını ifade eden Khan, "Abbas'ı teslim almak üzere Londra'dan milletvekillerinin Şam'a gelmesi planlanıyordu. Beşşar Esed’in ofisinin onayı gerektiği söylendi. Biz de ağabeyimizin serbest bırakılacağına inanıyorduk." ifadelerini kullandı.
Abbas’ın Adra Hapishanesi’nde tutulduğu sırada annesinin kendisini her hafta ziyaret ettiğini söyleyen Khan, "12 Aralık 2013 gecesi istihbarat görevlileri ağabeyimi cezaevinden aldı. Nereye götürüldüğü aileme bildirilmedi. Ertesi gün başka bir mahkumun eşinden haber aldık ve üç gün boyunca Abbas’ın akıbetini öğrenemedik." diye konuştu.
16 Aralık 2013’te annesinin oğlunu teslim almak üzere çağrıldığını bildiren Khan, "Annem, Abbas’ı eve götüreceğini düşünerek sevinmiş, yanına çikolata, baklava ve hediyeler almıştı. Ancak görevliler, Abbas'ın o sabah intihar ettiğini söyledi." ifadelerini kullandı.
Ailesinin aylarca süren görüşmelerin ardından bu haberle karşılaştığını ifade eden Khan, "Annemin Şam'da yaşadığı acıyı unutamıyorum. Ağabeyimin ölümüyle ilgili sorularımız hala yanıtsız. Bunu neden yaptılar? Kim yaptı? Eve geleceğine neden söz verdiler? Neden işkence gördü ve onu kim öldürdü?" dedi.