SMF'nin "Haber yoksa, iyi haber de yok: Denetlenmeyen yerel yanlış bilginin gizli tehdidi" başlıklı raporunda, İngiliz halkının yerel haberlere giderek daha fazla sosyal medya aracılığıyla eriştiği, yerel haber kuruluşlarının bazı bölgelerde sınırlı kalması veya bulunmaması nedeniyle güvenilir yerel bilgiye erişimde boşluk oluştuğu ifade edildi.
Araştırmada, İngiltere'de yaşayanların yüzde 46'sının, yerel haberleri sosyal medya üzerinden takip ettiği ortaya konuldu.
Facebook, X ve mahalle odaklı sosyal medya platformu Nextdoor'da 125 binden fazla paylaşımın incelendiği araştırmada, yerel Facebook gruplarının yüzde 40'ında ve ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabında yapılan aramaların yüzde 80'inden fazlasında son 1000 paylaşım içinde en az bir yanlış bilgi içeriğine rastlandı. İncelenen 19 Nextdoor bölgesinin üçünde de yanlış bilgi tespit edildi.
Araştırmada, Facebook'taki haberlerle ilgili paylaşımların yaklaşık yüzde 4'ünün yanlış bilgi içerdiği, X'te ise bu oranın yüzde 25'in üzerinde olduğu kaydedildi.
Araştırmada, yerel haber kuruluşlarının bulunmadığı veya sınırlı sayıda faaliyet gösterdiği "haber çölleri"nde, Facebook gruplarındaki yanlış bilgi oranının ortalamanın yaklaşık 3 katına ulaştığı belirlendi. Buna karşın, yerel haber kuruluşlarının görece yoğun bulunduğu "haber vahaları"nda yanlış bilgi oranının ortalamanın yarısı düzeyinde olduğu tespit edildi.
Araştırmada, yerel seçim yapılan bölgelerde de oy verme gününe yaklaşıldıkça yanlış bilginin arttığı belirtildi.
Seçim öncesi dönemde yanlış bilginin tüm paylaşımlar içindeki oranının yüzde 0,12'den yüzde 0,15'e çıkarak yüzde 26 arttığı kaydedilen araştırmada, haberle ilgili paylaşımlar içindeki oranının ise yüzde 8,2'den yüzde 12,9'a yükselerek yüzde 56 artış gösterdiği ifade edildi.
Araştırmada, yerel seçimlerin yapıldığı bölgelerde, oy verme haftasında tespit edilen yanlış bilgi içeriklerinin yüzde 61'inin ulusal siyaset veya belediye konularıyla ilgili olduğu, ülke genelindeki daha erken dönem analizinde bu oranın yüzde 28'de kaldığı dile getirildi.
X'te tespit edilen yanlış bilgi içeriklerinin yüzde 32'sinin "göçmenlik karşıtı veya Müslüman karşıtı (İslamofobik)" olduğuna işaret edilen araştırmada, bu içeriklerin göçmenleri ve sığınmacıları sıklıkla "suç, kadınlar ve çocuklar için tehdit unsuru" olarak gösterdiği aktarıldı.
SMF'nin yayımladığı raporun yazarlarından kıdemli araştırmacı Niamh O Regan, İngiltere'de yerel haberciliğin zayıflamasının sosyal medyada yanlış bilginin yayılması üzerindeki etkilerini AA muhabirine değerlendirdi.