ORSAM Irak Çalışmaları Koordinatörü Feyzullah Tuna Aygün, Irak'ta yeni Başbakan Ali ez-Zeydi'yi bekleyen sınamaları AA Analiz için kaleme aldı.
***
Irak'ta 11 Kasım 2025 tarihinde yapılan parlamento seçimleri, yeni hükümetin kurulmasına ilişkin müzakere sürecini başlatmış olsa da başbakan adayı konusunda uzun süre uzlaşı sağlanamamıştır. Seçimlerin ardından özellikle Şii siyasal alandaki rekabet, hükümet kurma sürecinin ana belirleyicisi haline gelmiştir. Şii Koordinasyon Çerçevesi toplantıları da başbakan konusunda kısa vadede sonuç üretmemiştir. Bu tıkanmada 28 Şubat 2026 tarihinde başlayan ABD/İsrail-İran savaşının belirleyici etkisi olmuştur. Savaş, Irak iç siyasetinde karar alma süreçlerini yavaşlatmış, Şii aktörlerin pozisyonlarını yeniden değerlendirmesine neden olmuş ve hükümet kurma müzakerelerini bölgesel güvenlik krizinin göl
7-8 Nisan 2026'da savaşta ateşkesin başlamasıyla birlikte Irak'taki hükümet kurma takvimi yeniden işlemeye başlamıştır. Bu bağlamda 12 Nisan 2026 tarihinde Nizar Amedi'nin cumhurbaşkanı seçilmesi, seçim sonrası sürecin kritik eşiğini oluşturmuştur. Amedi'nin Ali ez-Zeydi'yi hükümeti kurmakla görevlendirmesi ise uzun süren tıkanmanın ardından yeni bir uzlaşı arayışının somut sonucu olarak öne çıkmıştır. Zeydi'nin 14 Mayıs 2026 tarihinde güvenoyu alarak başbakan olması, Irak'ta hükümet kurma krizinin aşılması anlamına gelmiştir. Ancak bu siyasal ilerleyişin ardından Zeydi hükümeti, hem Şii aktörler içindeki dengeyi koruma hem Sünni ve Kürt aktörlerle işlevsel bir ilişki kurma hem de ABD-İran r
Zeydi hükümetinin güvenoyu alması, Irak'ta seçim sonrası dönemde yaşanan siyasi tıkanmanın aşılması bakımından önemli bir eşik oluşturmaktadır. Zeydi'nin sunduğu bakan adaylarından 14'ünün güvenoyu almasıyla kabine yeter sayısına ulaşmış ve hükümet kurulmuştur. Buna karşılık dört bakan adayı güvenoyu alamamıştır. Bu isimlerden ikisinin Kanun Devleti Koalisyonu tarafından İçişleri ve Yüksek Öğretim Bakanlıkları için önerilen adaylar olması, hükümetin kuruluş aşamasında dahi Şii siyasetindeki iç rekabetin kabine oluşumuna yansıdığını göstermektedir. Yeni devlet bakanlıklarının eklenmemesi durumunda kalan 9 bakanlık için adayların haziran ayı içinde belirlenerek parlamentonun onayına sunulması
Zeydi'nin görevi devralırken Irak ekonomisinin tek bir kaynağa bağımlı kalmaması gerektiğini vurgulaması, yeni hükümetin ekonomik söyleminde çeşitlendirme arayışının öne çıkacağını göstermektedir. Ancak bu hedeflerin hayata geçirilmesi, Irak ekonomisinin mevcut koşulları dikkate alındığında ciddi sınırlılıklar içermektedir. Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması nedeniyle Irak'ın petrol gelirlerinin yaklaşık yüzde 90 oranında düştüğü bir ortamda ekonomik çeşitlendirme için gerekli mali alanın ne ölçüde oluşturulabileceği belirsizliğini korumaktadır. Hürmüz krizi, Irak'ın petrol bağımlılığının neden olduğu kırılganlığı açık biçimde göstermesine rağmen Zeydi'nin ekonomik çeşitlendirme yaklaşımı, kısa
Bakanlarla birlikte onaylanan hükümet programı, Zeydi hükümetinin temel önceliklerini göstermektedir. Programda Irak'ın bölgesel ve uluslararası çatışma eksenlerinden uzak tutulmasının iç istikrarın şartı olarak tanımlanması, ülkenin mevcut jeopolitik ortamda kırılgan bir denge alanında bulunduğunun kabul edildiğini göstermektedir. ABD ile Stratejik Çerçeve Anlaşması'nın etkinleştirilmesi, Körfez ve Arap ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesi, Türkiye ile Kalkınma Yolu Projesi'nin desteklenmesi ve Irak'ın başka ülkelere yönelik saldırılar için geçiş noktası haline getirilmemesi gibi başlıklar; dış politikanın güvenlik, ekonomi ve egemenlik dosyalarıyla birlikte ele alındığını göstermektedir.