Trump, perşembe günü sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımda "Rica ederim!" ifadesini kullandı ve İran ile önümüzdeki 60 gün boyunca müzakereleri sürdürmeyi öngören mutabakat zaptının faydalarını sıraladı.
Trump yaptığı paylaşımda, petrolün yeniden aktığını, İran'ın asla nükleer silaha sahip olamayacağını, borsaların yükseldiğini, istihdamın rekor seviyede olduğunu ve fiyatların düştüğünü belirtti.
Ülkenin hiç olmadığı kadar güçlü, güvenli ve saygın olduğunu savundu.
Ancak bölgede 13 Amerikan askerinin ve 7 bin 500'den fazla sivilin hayatını kaybettiği 100 günden uzun süren çatışmanın ardından nelerin değiştiğine dair objektif bir analiz, Trump'ın açıklamalarından daha farklı bir tablo ortaya koyuyor.
Savaşın görünen maliyeti yaklaşık 40 milyar dolar ancak toplam bedel çok daha yüksek
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezinin (CSIS) hazırladığı analizden elde edilen ön verilere göre, çatışmanın Savunma Bakanlığına maliyeti yaklaşık 40 milyar doları buluyor.
CSIS kıdemli danışmanı Mark Cancian, bu rakamın mühimmat maliyetini, imha edilen ekipmanı ve üslerdeki hasarı içerdiğini, ancak bakanlığın 2026 mali yılı bütçesinde zaten yer alan operasyonel maliyetleri kapsamadığını belirtti.
Hükümet kaynakları, Pentagon'un ek finansman için 80 milyar dolarlık bir talepte bulunduğunu bildirdi. Kaynaklardan biri, bu talebin 20 milyar dolardan azının İran savaşından kaynaklanan acil ihtiyaçlarla ilgili olduğunu ve bölgedeki tesislerin onarımı ile ABD üslerinin maliyetlerini içermediğini ekledi.
Buna mühimmata harcanan yaklaşık 26 milyar dolar da dahil
Cancian, en büyük harcamanın mühimmata yapıldığını belirterek, uzun menzilli, son derece gelişmiş ve pahalı silahların yoğun şekilde kullanıldığını ifade etti. Örneğin, bir Tomahawk füzesinin maliyeti yaklaşık 2,5 milyon doları buluyor ve ABD bunlardan yaklaşık bin adet kullandı.