Söylemlerini, meydanlarda atılan sloganlara ve bazı medya kuruluşlarının yayın politikalarına da yansıttığı iddia edilen Payidari Cephesi, karar alma mekanizmalarında son sözü söyleyecek güce erişemese de ülke siyasetinde etkili olmaya çalışıyor.
Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan eski Cumhurbaşkanı Ekber Haşimi Rafsancani'nin danışmanı ve akademisyen Gulam Ali Recai, İran'da genel manada iktidarın reformistler, muhafazakarlar ve ılımlılar arasında paylaşıldığını söyledi.
Son yıllarda Payidari adıyla yeni bir akımın ortaya çıktığını belirten Recai, "Bu akım, Hüccetiye Cemiyeti ile muhafazakarların bileşiminden oluşuyor. Payidari akımını biz muhafazakarların içinde görüyoruz. Bu akım, Cumhurbaşkanlığı makamını ve yürütmeyi iki dönem elinde tutmayı başardı. Bunu fiilen Mahmud Ahmedinejad temsil ediyordu ancak zamanla aralarında mesafe oluştu." ifadelerini kullandı.
Payidari Cephesi'nin ülkenin yeni liderinin seçiminde etkili olmaya ve daha sonra iktidarın diğer dayanak noktalarını eline alarak ülke yönetimini tamamen ele geçirmeye çalıştığını söyleyen Recai, şunları kaydetti:
"(Ali Hamaney'in) İkinci Rehberliğin er ya da geç şehadet, hastalık veya yaşlılık nedeniyle vefat edeceğini öngörüyorlardı ve yeni rehber için adayını hazırlamışlardı. Adayları da Kum'da bulunan Sayın Muhammed Mehdi Mir Bakeri idi. Mücteba Hamaney'in seçilmesiyle bu girişimlerinde başarısız oldular."
Payidari Cephesi'nin Meclis seçimlerinde de etkili olmaya çalıştığını ancak beklediği başarıyı elde edemediğini dile getiren Recai, şöyle konuştu:
"Meclisi de tamamen ele geçiremediler. Parlamentoda kayda değer bir yüzdeye sahipler ama ezici çoğunluk değiller.
Ancak daha önemlisi Cumhurbaşkanlığı makamında uğradıkları yenilgiydi. Said Celili'yi seçtirerek mevcut Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ı mağlup etmek istediler ancak başaramadılar. Her iki alanda da yenildiler.
Fakat işin peşini bırakmadılar. Ülkeyi radikal bir çizgiye sürüklemek istiyorlar. Eğer başarabilirlerse, savaşın sürmesinden, savaş ateşinin sönmemesinden yana tavır koyuyorlar. Bana göre, belki de bunun kendilerine çıkar sağlayacağını düşünüyorlar. Belki de siyasi bir değişim yaşanması halinde kendi adaylarını Cumhurbaşkanlığı makamına gönderebilmenin derdindeler."
Payidari Cephesi'ne, Ali Hamaney döneminde güçleriyle orantılı olmayacak şekilde alan açıldığını söyleyen Recai, düşük seçim katılımının da hareketin parlamentoda temsil elde etmesini kolaylaştırdığını ve kendilerini bütün İran halkının temsilcisi olarak gördüklerini dile getirdi.