Suudi arabistan merkezli Al Majalla'da beş bölüm halinde planlanan röportaj dizisinin yayımlanan ilk üç bölümünde, İsrail casusu Eli Cohen'in yakalanmasında önemli görev üstlenen Said Caviş, operasyonun bilinmeyen yönlerini aktardı.
Emekli subay Caviş, ropartajında Şam’ın Kürt Mahallesi’nde zorlu bir çocukluk geçirdiğini, genç yaşta Filistinli komşularından İbranice öğrendiğini ve 1951 yılında orduya katılarak sinyal sınıfında uzmanlaştığını söyledi.
Orduda Askeri Harp Okulu’nda İbranice dersleri verdiğini kaydeden Caviş, "İlk kursta ders verdiğim tanınmış siyasi figürler arasında Suriye'nin geleceğinde önemli görevler üstlenen (Eski Suriye Savunma Bakanı) Mustafa Talas'ın da yer aldığı kişiler vardı." dedi.
Caviş, İsrail ordusunun telsiz haberleşmesini izleme fikrinin 1956 yılındaki Süveyş krizi sırasında, bir ders esnasında Kanada yapımı eski bir telsizle İsrail askeri çağrılarını yakalamasıyla doğduğunu şu şekilde anlattı:
“Humus'ta öğrencilere telsiz cihazı kullanımını ve sinyal alımını öğretiyordum. Cihaz Kanada yapımıydı (İkinci Dünya Savaşı'ndan kalmaydı). Bir istasyonun 'Şaal 1, Şaal 2, Salib 1, Salib 2' diye seslendiğini duydum. Dersten sonra odama döndüğümde aklıma şu geldi, 'Neden İsrail ordusunun telsiz haberleşmesini izlemiyoruz?'”
Bir proje hazırladığını, hazırladığı projeyi dönemin komutanlığına sunduğunda ilk başta alaycı tepkilerle karşılaştığını ifade eden Caviş, pes etmeyerek, o dönem operasyonlarda görevli subay Said el-Akil’in desteğiyle projesini hayata geçirdiğini aktardı.
Caviş, projesinin dönemin komutanı tarafından kabul edildiğini belirterek, 30 Eylül 1957 tarihinde resmi görevlendirmenin ardından Golan Tepeleri'ndeki Naaran köyünde, uzun süren gözlem ve dinleme faaliyetleri yaptığını söyledi.
Bu kapsamda, istihbarattan bağımsız olarak doğrudan Sinyal Sınıfı'na bağlı "134 Numaralı Sinyal Bölüğü" kurulduğunu anımsatan Caviş, "44 astsubayı eğittim ve Golan'da dinleme merkezleri kurduk." ifadelerini kullandı.
Caviş, bölüğün, İsrail askeri hatları, radyo yayınları ve haber ajanslarını yakından takip ettiğini, kimliği belirsiz vericiler tarafından Mors alfabesiyle gönderilen şifreli mesajları da kayda geçirdiğini anlattı.
Kurulan sinyal bölüğünün Arap ülkelerine ait şifreleri kolaylıkla çözebildiğini dile getiren Caviş, İsrail tarafının kullandığı karmaşık şifreleri çözmekte ise zorlandıklarını belirterek, "Mors mesajlarını çözemiyorduk. Mesajlar 'VVV' ile başlar, ardından 'N-O-NOW' damgasıyla devam ederdi. Gönderen veya alıcının adı yoktu. Beşli harf ve rakam gruplarından oluşurdu." dedi.