Evi yıkılan Filistinli İbrahim Muhamera, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin sabah saatlerinde Mesafir Yatta bölgesine baskın düzenlediğini ifade etti.
Muhamera, İsrailli askerlerin iki odalı evinin yanı sıra içme suyu ve hayvanlarını sulamak için kullandığı su kuyusunu yıkmaya başladığını aktardı.
Evi ve yaşamları için ihtiyaç duydukları kuyunun tamamen yıkıldığını aktaran Muhamera, "Bu yıkımlar, İsrail'in Filistinli sakinleri topraklarından uzaklaştırmayı amaçlayan politikasının bir parçası." dedi.
İsrail'in yıkım için "ruhsatsız inşaatı" bahane ettiğini kaydeden Muhamera, asıl amaçlarının Filistinlileri yerlerinden etmek ve bölgedeki Filistinli nüfusun varlığını engellemek olduğunu vurguladı.
Muhamera, İsrail'in önce araziyi boşaltıp sonra ele geçirmek istediğine dikkati çekerek, "Burası bizim arazimiz ve sahipleri var, ne olursa olsun burayı terk etmeyeceğiz." diye konuştu.
Filistinlilerin kayıplarına rağmen topraklarına sahip çıkmaya devam edeceğini belirten Muhamera, "Yıkıp geçseler, inşa etseler, her şeyi mahvetseler bile burada kalacağız; çadırlarda yaşayacağız ancak topraklarımızı terk etmeyeceğiz." ifadesini kullandı.
İsrail ordusu, sık sık işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs'te ruhsatsız olduğu iddiasıyla Filistinlilere ait yapıları yıkıyor.
İsrail makamları, işgal altındaki Batı Şeria'nın "C" bölgesinde Filistinlilerin inşaat ve tarım yapmasını engellerken, Filistinliler için ruhsat alımını ise zorlaştırarak, neredeyse imkansız hale getiriyor.
Filistin yönetimi ile İsrail arasında 1995'te imzalanan İkinci Oslo Anlaşması çerçevesinde Batı Şeria; A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı.
İşgal altındaki Batı Şeria'nın yüzde 18'ini kapsayan A bölgesinin yönetimi, idari ve güvenlik olarak Filistin'e, yüzde 21'lik B bölgesinin idari yönetimi Filistin'e, güvenliği İsrail'e devredilirken, yüzde 61'ini kapsayan C bölgesinin idare ve güvenliği İsrail'e bırakılmıştı.