Filistin resmi ajansı WAFA, Kudüs Valiliğinin yazılı açıklamasına dayandırdığı haberinde, İsrail İcra Dairesi'nin "Kudüs'ü Yahudileştirme planı" kapsamında fanatik Yahudi örgüt Ateret Cohanim lehine alınan tahliye kararını, Silvan beldesinin Batn el-Heva Mahallesi'nde yaşayan Recebi ailesine tebliğ ettiği belirtildi.
Ailelerin tahliye kararının durdurulması için başvuru yapmasına rağmen 7 dairenin, 17 Mayıs'a kadar boşaltılmasının talep edildiği, bu süre zarfında boşaltılmaması halinde 25 Mayıs'ta zorla tahliye edileceği aktarıldı.
Tahliye kararıyla, 7 aileden yaklaşık 50 kişinin evsiz kalacağı kaydedildi.
İsrail makamları, mart ayında da Batn el-Heva Mahallesi'nde Filistinlilere ait 13 daireye el koymuştu.
İşgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde bulunan ve Müslümanların kutsal mabedi Mescid-i Aksa'nın hemen yanı başındaki Silvan beldesi, İsrail'in bölgede yaşayan Filistinlileri çeşitli yöntemlere başvurarak zorla yerinden etmesi nedeniyle adeta topyekün sürgününü bekliyor.
İsrail, Silvan beldesini oluşturan Vadi Hilve, Bostan ve Batn el-Hava mahallelerinde, farklı yöntemler kullanarak Filistinlilerin evlerini elinden alıyor ve bölgeyi Yahudileştirmeye yönelik adımlar atıyor.
Arkeolojik kazı bahanesiyle Filistinlilere ait mülklerin devletleştirildiği Vadi Hilve, "Kralın Bahçesi" adı verilen bir parkın yapılacağı proje kapsamında evlerin yıkıldığı Bostan ve daha önce Yahudi mülkü olduğu gerekçesiyle Filistinlilerin evlerinin mahkeme kararlarıyla elinden alınarak Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilere devredildiği Batn el-Hava'da, bugüne kadar yüzlerce kişi yerinden edildi.
Elad ve Ateret Cohanim başta olmak üzere, fanatik Yahudi örgütler, Filistinlilerin evlerinin ve arazilerinin ellerinden alınıp bölgenin ideolojik amaçlar doğrultusunda demografik olarak dönüştürülmesi için yürüttükleri çalışmalara son 2 yılda hız verdi.
Filistinli kuruluşları açıklamalarına göre, Batn el-Heva sakinlerinin yıllardır İsrail mahkemelerinin, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere ait dernekler lehine verdiği tahliye kararlarıyla mücadele ediyor.
İsrail mahkemelerinin, Yemen kökenli Yahudilere ait olduğu iddia edilen ve 1881 yılına dayandırılan mülkiyet iddialarını esas aldığı, Filistinli ailelerin sunduğu tapu ve resmi belgelere rağmen kararların İsrailli dernekler lehine çıktığı belirtiliyor.