ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaş dördüncü haftasına yaklaşırken Hark Adası'na ilişkin belirsizlik sürüyor. İsrail basınında yayımlanan değerlendirmeler, Tel Aviv yönetiminin ABD Başkanı Donald Trump ve ekibini adayı işgal seçeneğine ikna etmeye çalıştığı yorumlarına yol açtı.
"PİYADELER SÜS DİYE GÖNDERİLMİYOR"
İsrailli üst düzey bir yetkili, ülkenin i24 TV kanalına yaptığı açıklamada, ABD'nin Ortadoğu'ya gönderdiği takviye birliklere ilişkin, "Deniz piyadeleri bölgeye süs olarak gönderilmiyor. Hark Adası'nın ele geçirilmesi yönünde ciddi bir ihtimal var." ifadelerini kullandı.
İran'ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ının gerçekleştirildiği, 21 kilometrekare yüzölçümüne sahip ada, ülke ana karasının yaklaşık 30 kilometre açığında bulunuyor. Amerikan ve İsrailli güvenlik kaynaklarına göre bölgeye yaklaşık 4 bin 500 deniz piyadesi, çıkarma birlikleri, helikopterler, F-35 savaş uçakları ve zırhlı araçlar sevk ediliyor.
"MESELE ASKERİ DEĞİL, SİYASİ"
İsrail'in bir diğer gazetesi Maariv'de yayımlanan analizde ise Netanyahu hükümetinin, İran Devrim Muhafızları'nın etkisini kırmak için iki temel operasyon gerektiği görüşünü savunduğu aktarıldı. Habere göre Tel Aviv yönetimi, Tahran'ın Hark Adası üzerinden petrol ihracatını sürdürdüğü ve Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer serbestisini tehdit edebildiği sürece askeri ve lojistik kapasitesini koruyacağını değerlendiriyor. Maariv'e konuşan kaynaklar, "Hürmüz Boğazı'nda zaferin yolu Hark Adası'nda kontrol sağlamaktan geçiyor." ifadelerini kullanırken, asıl zorluğun askeri değil siyasi olduğu vurgulandı. Analizde düğüm noktasının, Başkan Trump'ın Amerikan askerlerinin kayıp verme riskini göze alarak
EHUD BARAK’TAN DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRME
İsrail eski Başbakanı Ehud Barak, Kanal 13'e verdiği röportajda yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 450 kilogram uranyumun askeri bir operasyonla İran’dan çıkarılmasının pratik bir yolu olmadığını söyledi. Barak, "Ne İsrail ne de ABD, İran'ı birkaç aydan fazla geciktirebilecek bir güce sahip." dedi. Hamas ve Hizbullah'ın geçmişte defalarca "bitirildiği" veya "onlarca yıl geriye götürüldüğü" yönündeki iddialara rağmen hâlâ sahada etkili aktörler olduğunu belirten Barak, savaşların çoğu zaman hızlı kazanımlarla başladığını ancak süreç içinde yıpratma savaşına, zayıf müzakerelere ya da yenilgiye dönüşebildiğini ifade etti.
"NETANYAHU VE TRUMP'I MEĞERSE MOSSAD KANDIRMIŞ"
İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik başlattığı saldırılar dördüncü haftasına girerken, her iki tarafın da hayalini kurduğu "halkı protestolara çağırarak sokağa dökme ve rejimi bu yolla düşürme" planının tutmadığına vurgu yapılıyor. ABD merkezli New York Times gazetesinin haberine göre, İsrail Dış İstihbarat Servisi (Mossad) Başkanı David Barnea, savaşın başlamasından hemen önce İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya "bir plan" sundu. Barnea, yaptığı sunumda, "İranlı liderleri ortadan kaldırdıktan sonra, istihbarat faaliyetleriyle isyan çıkarıp rejimin devrilmesinin önünün açılabileceğini" iddia etti. Netanyahu, Barnea'nın bu planını ABD Başkanı Donald Trump'a götürdü. Habere göre ABD'li yetkili