Lübnan'ın Sayda kentinde yerinden edilenler için barınma merkezi olan Lübnan Üniversitesi'nde kalan 36 yaşındaki 4 çocuk annesi Gada, ülkenin güneyindeki Adşit Kusayr beldesinden 8 aylık hamileyken yerinden edilmesini ve ikiz bebeklerinin doğum sürecinde yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.
İsrail saldırıları nedeniyle birçok yakınını kaybettiğini söyleyen Lübnanlı kadın, "Ramazan ayında sahur yaptığımız sırada İsrailliler eşimi arayıp evi hedef alacaklarını ve evi boşaltmamızı istediler. 8 aylık hamileydim, yerinden edilmenin zorluğu içinde yollarda 19 saat geçirerek buraya geldik. Kalacak yer aradık ama bulamadık." dedi.
Gada, "Yollar bombalanıyordu, korku içindeydik. Ailem, kardeşlerim ve köydeki tanıdıklarımız için endişeleniyorduk çünkü evleri bombalıyorlardı, hayatını kaybedenler oldu." diye konuştu.
Muhammed ve Mehdi isimli bebeklerin erken doğumuna ilişkin Gada, "Yaşadığım onca şeyden sonra sekizinci ayda doğum yapmak zorunda kaldım." ifadesini kullandı.
Gada, "Yolda çok fazla sıkıntı çektim, sürekli 'Kızılhaç'a haber verin galiba doğum yapacağım' diyordum. Çok fazla acı ve zorluk vardı. Buraya nasıl ulaştığımı bilmiyorum, bütün gün yoldaydık yemek ve su yoktu." ifadelerini kullandı.
Yolun yorucu olduğunu belirten Gada, "Üniversiteye ulaştığımda sadece biraz uyumak ve dinlenmek istedim. Yatak yoktu öylece yerde uyudum. Ertesi gün de doğum durumu ortaya çıktı." dedi.
Lübnanlı kadın sezaryen doğumda sıkıntılar çektiğine ve kansızlık yaşadığına vurgu yaparak, şunları söyledi:
"Onların sesini duyup kucağıma aldığımda kalbim sanki yerinden fırlayacaktı çünkü büyük bir risk vardı. Kuvözde kalmaları gerekiyordu. Tabii burada yaşam şartları zor ama elden ne gelir ki?"
Gada, doğumdan sonra bebeklerin kuvözde kaldığını ve doktorun kendisinden sabretmesini istediğini aktararak, "Doktor sekizinci ayda doğan bebekler için yaşama şansı konusunda pek umut vermedi. İşte o an psikolojik olarak çok yoruldum." diyerek yaşadığı acıyı dile getirdi.
Çocuk sahibi olma heyecanına ilişkin Gada, "Diğer çocuklarımla aralarında 17 yaş fark var, ikizlerim 17 yıl sonra dünyaya geldiler. Onları büyük bir özlemle bekliyordum, evde onlar için yataklarını, kıyafetlerini hazırlamıştım ama her şey enkaz altında kaldı. Evimi vurdular, çocuklarım ne o kıyafetleri giyebildi ne de o yatakta yatabildi." diye konuştu.