İsrail Meclisi'nin, 48 hayır oyuna karşı 62 evet oyuyla kabul ettiği idam cezası insan hakları, uluslararası ceza hukuku ve insancıl hukuka aykırılık teşkil ediyor.
Söz konusu yasa ile idam cezası verilen Filistinlilere temyiz hakkı tanınmazken idam kararının verilmesi için hakimler arasında oy birliği yerine basit oy çokluğu yeterli görülüyor.
İsrail Meclisinde kabul edilen yasa, ölüm cezasının Yahudilere uygulanmaması için metindeki ifadelerin özenle seçildiği görülürken sadece kasten öldürme değil, taksirle öldürme durumlarında da Filistinlilerin idam edilmesinin önünü açıyor.
Yasanın ifadelerinin münhasıran Filistinlilere yönelik olduğu ve Yahudi terörist faaliyetleri gibi diğer şiddet biçimlerini kapsamadığı belirtiliyor. Yasayı destekleyen Knesset üyeleri, idam cezasının Yahudi teröristlere asla uygulanmaması yönündeki amaçlarını açıkça ifade ederken Filistinlilerin öldürülmesi nedeniyle ömür boyu hapis cezası çeken az sayıdaki Yahudi mahkuma da uygulanmasının beklenmediği kaydediliyor.
Yasada idam cezası verilecek kişilerin "İsrail Devleti'ne ve Yahudi halkının topraklarındaki varlığına zarar verme niyeti" taşıması gerektiği ifadesi, İsraillilerin Filistin topraklarındaki varlığına karşı direnişi de bu yasa kapsamında cezalandırmaya çalışma olarak değerlendiriliyor.
Yasanın ifadeleri, sadece Filistinlileri idam etmeyi hedeflerken aynı zamanda sadece Yahudilere karşı işlenen fiilleri yasaklıyor. Benzer hatta daha ağır fiillerin Filistinlilere karşı işlendiği durumlarda Yahudi radikallerin ve teröristlerin idam cezasıyla cezalandırılmayacağı öngörülüyor.
Özellikle Filistinli sanıklar için yüzde 99’un üzerinde mahkumiyet oranına sahip İsrail mahkemeleri tarafından verilecek cezaların adaletsizliği göz önüne alındığında, bu düzenlemenin uluslararası insan hakları hukukunda idamın kaldırılmasına yönelik gelişmelerin tersine bir adım olduğu yönünde eleştiriler dile getiriliyor.
Birleşmiş Milletler (BM) Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nin (ICCPR) 6. maddesi, sınırlı durumlarda idam cezasının kullanılmasına izin verse de aynı zamanda "bu maddedeki hiçbir hüküm, söz konusu sözleşmeye taraf herhangi bir devletin idam cezasını kaldırmasını geciktirmek veya önlemek için kullanılamaz" hükmünü içeriyor.
1984'te BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi, idam cezasıyla karşı karşıya kalanların haklarının korunmasını garanti eden güvenceleri kabul ederken İsrail’in tarafı olmadığı ICCPR'a İkinci İhtiyari Protokol'ü de idam cezasını yasaklıyor.
BM Genel Kurulu’na 2007 yılında sunulan bir raporda, dönemin BM Yargısız veya Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Philip Alston, "idam cezasının zorunlu olarak verilmesini öngören mevzuatın uluslararası insan hakları hukuku kapsamında yasak olduğunu" belirtti.