İsrail’in soykırım uyguladığı Gazze Şeridi, işgal altında tuttuğu Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Lübnan’ın güneyinde yaşayan Hristiyan toplumu, İsrail hükümetinin ve aşırı sağcı grupların artan fiziki saldırıları, mülke zarar verme eylemleri ve kutsal mekanları kundaklama girişimleri nedeniyle tarihsel bir varoluş tehdidiyle karşı karşıya bulunuyor.
İsrail'in Lübnan'ın güneyinde işgal altında tuttuğu beldelerden Deyr Seryan'da 19 Nisan'da bir İsrail askeri, Hazreti İsa'yı simgeleyen heykeli parçaladı.
Söz konusu eylem Hristiyan toplumdan tepki çekerken, bu durum İsrail'in ve işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Hristiyanlara ve kiliselere saldırılarını gündeme getirdi.
AA muhabiri, İsrail ordusunun soykırım uyguladığı Gazze Şeridi başta olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Lübnan’ın güneyinde İsrail'in ve aşırı sağcıların, Hristiyanlara yönelik saldırılarını derledi.
Rossing Eğitim ve Diyalog Merkezi verilerine göre, 2024 yılında İsrail'in bölgedeki Hristiyanlara karşı, 46'sı fiziksel saldırı olmak üzere 111 nefret suçu kaydedildi.
2025'te en az 181 olay yaşanırken, Hristiyanlara taciz vakalarında önceki yıla göre yüzde 63'lük bir artış görüldü.
Öte yandan, taciz ve nefret suçlarının çoğu bildirilmiyor.
Yalnızca 2025'te, Hristiyan din görevlilerine yönelik darp, itme ve biber gazı kullanımını içeren 61 fiziksel saldırı rapor edildi.
Tükürme, Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde kaydedilen tüm olayların yüzde 60 ile en yaygın taciz biçimi. Bunu yüzde 18 ile hakaret ve tehditler, yüzde 12 ile de Hristiyan dini sembollerine verilen zararlar izliyor. Fiziksel şiddet, vakaların yüzde 5'ini teşkil ediyor.
Bölgedeki vakaların yüzde 83'ü Doğu Kudüs'te gerçekleşti. Bu saldırıların önemli bir kısmı (yüzde 43) Doğu Kudüs'teki Ermeni Mahallesi'ni ve Ermeni Patrikhanesi'ni hedef alıyor.