GÜNCEL

İstanbul Aile Vakfı'ndan sosyal medya şirketlerine dava

Vakıftan yapılan açıklamada, 19 Mayıs'ın yalnızca bir milletin bağımsızlık yürüyüşünün başlangıcı değil, aynı zamanda geleceğini ve gençliğini koruma iradesinin

İstanbul
İstanbul Aile Vakfı'ndan sosyal medya şirketlerine dava

Vakıftan yapılan açıklamada, 19 Mayıs'ın yalnızca bir milletin bağımsızlık yürüyüşünün başlangıcı değil, aynı zamanda geleceğini ve gençliğini koruma iradesinin sembolü olduğu belirtildi.

İstanbul Aile Vakfı olarak önemli bir adım atıldığı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Büyük Aile Platformu tarafından başlatılan ve 81 ilde gerçekleştirilen ortak basın açıklamalarıyla toplumun geniş kesimlerinde karşılık bulan 'Temiz Ekran Hareketi', çocukların, gençlerin, aile yapısının ve tüm toplumun ekran kültürü karşısında korunmasına yönelik güçlü bir toplumsal farkındalık çağrısı ortaya koymuştur. Bu çağrıda da ifade edildiği üzere, bugün ekranlar üzerinden gelen kültürel işgale karşı durmak, günümüzün bağımsızlık mücadelesi haline gelmiştir."

Açıklamada, "İstanbul Aile Vakfı olarak, 'Temiz Ekran Hareketi'nin önemli paydaşlarından biri sıfatıyla, toplumdan yükselen bu çağrının yalnızca farkındalık düzeyinde kalmaması gerektiğine inanıyor, çocuklarımızın, gençlerimizin ve tüm sosyal medya kullanıcılarının dijital güvenliğiyle aile yapısının korunması amacıyla hukuki sorumluluk alıyoruz. Bu çerçevede, Türkiye'de faaliyet gösteren dört büyük sosyal medya şirketine karşı dava açtığımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz." ifadelerine yer verildi.

Sosyal medya platformlarının yalnızca insanların iletişim kurduğu araçlar olmaktan çıktığı, çocukların, gençlerin, aile yapısının ve tüm sosyal medya kullanıcılarının gündelik hayatını doğrudan etkileyen güçlü sistemlere dönüştüğü kaydedilen açıklamada, ancak bugün meselenin yalnızca sosyal medya platformlarından ibaret olmadığı belirtildi.

Açıklamada çocuklar, gençler ve tüm sosyal medya kullanıcılarının, televizyon yayınlarından dijital platformlara, kısa video akışlarından çevrim içi içerik kültürüne kadar uzanan bütünleşik bir ekran ekosisteminin etkisi altında olduğu belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Konvansiyonel medya ile dijital medya artık birbirinden bağımsız değildir. Televizyon ekranında yayınlanan içerikler, kısa videolar ve klipler haline getirilip dijital mecralara aktarılarak kısa süre içinde 'algoritmalar' aracılığıyla milyonlarca insanın cebine ulaşmaktadır. Vakfımızın temel amacı aileyi korumak, güçlendirmek ve çocukların sağlıklı bir ortamda büyümesini sağlamaktır. Bu sorumluluk sadece eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirmek, psikososyal destekler vermek ve akademik çalışmalara öncülük etmekle sınırlı değildir. Gerektiğinde problemlerin kaynakları ile ilgili hukuki adımlar atmayı da içerir."

Açılan davanın tam olarak bu sorumluluğun bir sonucu olduğu aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Öncelikle şunun bilinmesini isteriz ki bu dava bir yasaklama girişimi değildir. Bu dava bir tespit, koruma ve toplumsal farkındalık çağrısıdır. Amaç, yargının sürece dahil olması, sosyal medya şirketlerinin çocuklar, gençler ve tüm kullanıcılar üzerindeki etkilerinin bilimsel ve hukuki zeminde değerlendirilmesi ve gerekli tedbirlerin hayata geçirilmesidir. Nasıl ki insan sağlığını etkileyen fiziksel ürünler bilimsel ve hukuki denetime tabi tutuluyorsa, insanların psikolojik ve nörolojik gelişimini etkileyen dijital sistemlerin toplumsal etkilerinin incelenmesi de doğal ve meşru bir ihtiyaçtır. Amacımız, sosyal medya şirketlerine ait ürünlerin çocuklar, gençler ve tüm kullanıcılar üzerindeki

Açıklamada, bugün birçok dijital platformun kullanıcı dikkatini mümkün olduğunca uzun süre platformda tutmayı hedefleyen bir "dikkat ekonomisi" modeliyle çalıştığına işaret edildi.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/istanbul-aile-vakfindan-sosyal-medya-sirketlerine-dava

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI