GÜNCEL

İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama Merkezi, megakentliler için çilek üretimine hazırlanıyor

Megakentlilere taze sebze üreten İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama Merkezi, dikey tarım yöntemiyle yerin 30 metre altında 12 ay boyunca kesintisiz ve yüksek

İstanbul
İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama Merkezi, megakentliler için çilek üretimine hazırlanıyor

Megakentlilere taze sebze üreten İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama Merkezi, dikey tarım yöntemiyle yerin 30 metre altında 12 ay boyunca kesintisiz ve yüksek kalitede çilek üretmek için çalışmalara başladı.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne bağlı olan İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama Merkezi, Kağıthane'deki bir kültür merkezinin eksi 8'inci katında ve 30 metre altında tarım faaliyeti gerçekleştiriyor.

Dünyanın en derin ikinci tarımsal üretim merkezi olma özelliği taşıyan merkezde, topraksız tarım yöntemiyle 120 farklı bitki türü üretilebiliyor.

İstanbullulara taze ve sağlıklı sebze yetiştirmek için çalışma yürütülen merkez, şimdilerde her gün taze ve zirai ilaçsız çilek üretimi yapılabilecek yeni projesini hayata geçirmeye hazırlanıyor.

Projeye ilişkin AA muhabirine konuşan İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama Merkezi Proje Koordinatörü ziraat yüksek mühendisi Hakan Aşan, merkezde 2022'den itibaren yaklaşık 120 farklı bitki çeşidi üzerine AR-GE çalışması yaptıklarını söyledi.

Bunların yetiştirilmesi için gerekli optimum parametreleri belirleyip bir katalog haline getirdiklerini belirten Aşan, bu katalogları işe yatırım yapmak isteyen vatandaşlar, paydaşlar ve yatırımcılarla paylaştıklarını dile getirdi.

Aşan, tesiste toprak kullanmadan, hidroponik su kültürü yöntemiyle üretim yaptıklarını kaydederek, "Güneş ışığı yerine geçen bitki büyütme ışıklarımız var. Biz burada tüm parametreleri bitkinin istediği şekilde organize edip hızlı bir şekilde sağlıklı, besin değeri yüksek, pestisit içermeyen, yani zirai bitki koruma ürünü içermeyen, kalıntı içermeyen ürünler üretiyoruz. Bu üretimi İstanbul'un merkezinde, göbeğinde yapabiliyoruz." diye konuştu.

Burada üretilen ürünlerin piyasaya arz edildiğini, market, restoran ve otellere gönderildiğini aktaran Aşan, şunları kaydetti:

"Bu yaptığımız üretim metodunun birçok avantajı var. Birincisi, pestisit içermiyor, kontrollü ortam olduğu için zirai ilaç kullanmıyoruz. İkincisi, taze ve besin değeri yüksek ürünleri şehrin merkezinde lojistik maliyeti olmaksızın üretebiliyoruz. Yani siz bir yeşilliği Antalya'da üretip İstanbul'a sevk etmenize gerek kalmadan, kent tarımı kapsamında İstanbul'da yapabiliyorsunuz. Daha az su kullanıyoruz. Tarlada 1 kilogram marulu yetiştirmek için 250 litre su harcanıyor. Tam otomasyon seralarda bu 20 litreye düşüyor. Bizim kullandığımız su, sirküle ettiğimiz sistemlerde 1 litreye düşüyor. Yani 1 kilogram ürünü 250'de 1 oranında su kullanarak üretebiliyoruz. Bu da yüzde 99,6 su tasarrufu sağl

Aşan, tesiste 3 üretim ünitesi ve 1 fide odası bulunduğunu belirterek, "Burada toplam 300 metrekare alanda, 20 bin metrekare tarlada yapılan üretime eş değer üretim yapıyoruz. 300 metrekare ile 20 bin metrekareyi karşılaştırdığımızda ciddi bir verimlilik avantajımız oluyor. Bunu sağlayan, katlı ve dikey alanlar kullanmamız sayesinde birim alandan maksimum verim elde etmemizdir. İklimi kontrol edebiliyor, 12 ay boyunca üretim yapabiliyoruz. Ticari olarak 365 gün tarımda normalde veremeyeceğiniz taahhütleri verme şansı sağlıyor. Yani belirli bir dönemde belirli miktarda ürünü üretip sevk etme taahhüdü verebiliyorsunuz." ifadelerini kullandı.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/istanbul-kapali-dikey-tarim-uygulama-merkezi-megakentliler-icin-cilek-uretimine-hazirlaniyor

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI