Üniversitenin Yenilevent Yerleşkesi'nde düzenlenen sempozyumun açılış oturumunda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, Aile Vakfının aile ve nüfus konusunu milli güvenlik meselesi olarak kabul ettiğini, vakfın bu konuyu MSÜ ile birlikte ele almasının önemli olduğunu söyledi.
Vali Gül, İstanbul'da bu yıl geçen seneye göre 11 bin daha az öğrencinin kaydedildiğini belirterek, "Bu ne demek? 6 yaşındaki çocuklarımız bir önceki seneye göre 10 binden daha fazla azaldı. Muhtemelen bu sene de aynı şekilde devam edecek." dedi.
İstanbul'da çalışan annelerin hayatını kolaylaştırmak ve ekonomik anlamda destek olmak için bazı politikalar yürüttüklerini vurgulayan Vali Gül, "Bu yıl Valilik olarak yerel imkanlarımızla 300 tane kreş ve anaokulu yapacağız. Bunların 100'ü Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, 100'ü İl Milli Eğitim Müdürlüğü, 100'ü ise müftülüğümüz tarafından işletilecek. Annelere, yürüme mesafesinde, çok sembolik fiyatlarla çocuğunu güvenerek bırakabileceği bir alternatif sunuyoruz. Sitelerde 100-200-500 konutun bir arada yaşadığı ortam var. Sitelerin içerisinde kullanılmayan, atıl alanları 'Anaokulum Bahçemde' projesiyle kreş ve ana sınıfı haline getiriyoruz." bilgisini verdi.
Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu da İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'na katıldığını anımsatarak, "Orada basına şunu söyledim: 'Bunların hepsi gurur verici ancak nüfusunuz olmadığında bunlar bir hiç.'" ifadesini kullandı.
Afyoncu, Türkiye'nin son yıllarda Avrupa'dan Asya ve Afrika'ya artan jeopolitik etkisi ve gelişen savunma sanayisine rağmen gelecekteki konumu için büyük stratejik engel olan "hızlı ve derin demografik çöküş"le karşı karşıya olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin nüfusuyla ilgili tarihi sürece değinen Afyoncu, Avrupa'daki birçok devletten daha fazla nüfusa sahip olan Osmanlı İmparatorluğu'nun 10 milyon kilometrekarelik bir coğrafyaya hükmettiğini ancak 17. yüzyıldan itibaren nüfus dengesinin Osmanlı'nın aleyhine döndüğünü söyledi.
Afyoncu, Osmanlı İmparatorluğu'nun nüfusunun 17-18. yüzyıllarda fazla artmadığını, Avrupa'nın nüfusunun 100 milyondan 190 milyona ulaşarak yaklaşık 2 katına çıktığını belirtti.
Osmanlı İmparatorluğu'nun son 2 asrında nüfusun hemen hemen aynı kaldığını, Rusya'nın nüfusunun 10 kat arttığını, Rus ordusunun Türk ordusunun 5 misline yakın büyüklüğe sahip olduğunu belirten Afyoncu, artmayan nüfusun milyonlarca kilometrekarelik bir imparatorluğu kaybettirdiğini anlattı.
Cumhuriyet döneminde farklı nüfus politikaları uygulandığının altını çizen Afyoncu, Cumhuriyet'in ilanından itibaren izlenen politikalarla nüfusun her yıl arttığını dile getirdi.
Afyoncu, 1950'lerin sonlarından itibaren Türkiye'de nüfusun ekonomik kalkınmayı engellediği yönünde zemin oluşturulmaya başlandığını anlatarak, "Vakıflar, dernekler, bazı politikacılar, bazı iş adamları ve basın, nüfus artışının milli geliri düşürdüğünü, nüfus artış hızının büyük sorunlara yol açtığını söyleyerek nüfus artışını öcü gibi gösterdiler. İki çocuklu aile ideal aile olarak gösterildi." diye konuştu.