GÜNCEL

İstanbul'da hayali POS işlemleriyle para akladığı iddia edilen 112 sanık hakim karşısında

İstanbul'da, bazı ülkelerle yapılan para alışverişlerini çeşitli ödeme sistemleri aracılığıyla şirketleri üzerinden tekellerine aldıkları, yasa dışı yollarla te

İstanbul
İstanbul'da hayali POS işlemleriyle para akladığı iddia edilen 112 sanık hakim karşısında

İstanbul'da, bazı ülkelerle yapılan para alışverişlerini çeşitli ödeme sistemleri aracılığıyla şirketleri üzerinden tekellerine aldıkları, yasa dışı yollarla temin ettikleri yabancı banka kartlarını POS cihazlarında hayali işlemler karşılığında kullanarak suç geliri elde ettiği belirlenen 112 sanığın yargılanmasına başlandı.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, bir kısım tutuklu sanıklar ile avukatları katıldı. Bir kısım tutuksuz sanıklar da duruşmada hazır bulundu.

Sanıkların kimlik tespitlerinin yapılmasından sonra iddianamenin özeti okundu.

Duruşma, tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Fatih Laleli'deki bir şirket ve şahıslara yönelik, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "tefecilik", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "6493 Sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'un 28. maddesine muhalefet" suçlarından 112 sanık ile Merkez Bankası ve Maliye Hazinesi de "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Suç örgütünün merkezinde ve hiyerarşik yapının tepe noktasında şüpheli Muharrem Dağ'ın yer aldığı ifade edilen iddianamede, örgütün sevk ve idaresini sağlayıp "örgüt yöneticisi" sıfatıyla hareket eden Dağ'ın, örgütün genel stratejisini belirlediği, suçtan elde edilen gelirlerin yönlendirilmesi ve transferine ilişkin sistemler üzerinde hakimiyet kurduğu, özellikle para transfer mekanizmalarını kontrol ederek alt kademelerde yer alan akrabası ve çalışanlarına doğrudan veya dolaylı talimatlar verdiği öne sürülüyor.

Örgütsel yapının ağırlıklı olarak "Dağ", "Elçiboğa", "Acar" ve "Kaya" aileleri etrafında şekillendirildiği, akrabalık ilişkilerinin örgüt içerisinde güven, sadakat ve denetim mekanizması olarak kullanıldığı vurgulanan iddianamede, bu yöntemle üyeler arasında organik bağ tesis edildiğinin altı çiziliyor.

İddianamede, Abdulvahap Dağ, Emrullah Dağ ve Mehmet Ferah Dağ'ın farklı şirketler ve ticari görünüm altındaki yapılanmalar üzerinden örgütsel faaliyetleri yöneten, talimatları uygulatan ve alt birimleri koordine eden örgüt yöneticileri olarak konumlandıkları belirtiliyor.

Örgütün suç faaliyetlerini gizlemek ve meşru ticari faaliyet görüntüsü altında sürdürmek amacıyla Dağlar Group, MHR Group, Atlantis, Global47 ve ANKA Group gibi düşük sermayeli ancak olağan ticari hayatla bağdaşmayacak ölçüde yüksek işlem hacmine sahip paravan şirketler kurulduğu iddia ediliyor.

Taç Döviz, Aklar Döviz, Cengizler Döviz ve Tataroğlu Döviz isimli işletmelerin suçtan elde edilen gelirlerin bankacılık sistemi dışında muhafaza edildiği, aktarıldığı ve yönlendirildiği fiili emanet noktaları olarak kullanıldığı öne sürülen iddianamede, "örgütün kamu düzeni ve ekonomik güvenliği ciddi biçimde sarsabilecek nitelikte, karmaşık ve çok katmanlı yöntemler kullandığı, temel finans kaynağının gerçek bir mal veya hizmet satışı olmaksızın, özellikle Libya ve diğer menşeili yabancı kredi kartları üzerinden POS cihazları aracılığıyla gerçekleştirilen fiktif işlemler olduğu" tespitine yer veriliyor.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/istanbulda-hayali-pos-islemleriyle-para-akladigi-iddia-edilen-112-sanik-hakim-karsisinda

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI