Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen program, Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından derneğin 2025-2026 yılını anlatan sinevizyon gösterimiyle başladı.
ÖNDER Gençlik Başkanı Muhammed Ali Çiçek, derneğin alt kuruluşlarınca yıl boyunca düzenlenen etkinlikler ve faaliyetlere ilişkin sunum yaptı.
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, programdaki konuşmasında, imam hatipli olmanın bir çekim gücü ve cazibesinin olması, öğrencilerin ise kendini özel hissetmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye'de imam hatip ortaokullarını ve liselerini yapan hayırseverlerin bu okulları fiziki imkanlarla donattıklarını aktaran Erdoğan, "Zaman zaman başka kesimlerden, bakanlarımıza, siyasetçilerimize, Cumhurbaşkanımıza eleştiriler geldi, 'İmam hatiplere özel muamele ediyorsunuz. İmam hatip binalarını diğer binalardan daha güzel yapıyorsunuz.' diye. Halbuki bilmiyorlar bu siyasetin, devletin değil, imam hatiplere gönül vermiş bir camianın eseri. Bu okullarda yemek veya yurt imkanının olması işte bu hayırseverlerin, imam hatiplere gönül vermiş insanların emekleri neticesinde. İmam hatiplilerin Türkiye'deki bütün diğer okullara göre en büyük avantajı da onlara sahip çıkan bir camiasının varlığı
Erdoğan, imam hatiplilerin sosyal ve kültürel hayat ile spor alanında daha faal, bu anlamda öğrencilerin daha özgüven sahibi olmasında bu camianın ve sosyal çevrenin ne kadar önemli bir katkısı olduğunu gördüklerini dile getirdi.
Bu süreci altyapıdan üstyapıya yükselen bir piramit gibi gördüklerini aktaran Erdoğan, imam hatipli olmanın farkını daha da ileri taşıyarak, başarılı öğrencilerin bu okulları tercih etmesini ve kendilerini İstanbul Erkek, Galatasaray ya da Kabataş gibi köklü okullardan mezun öğrencilerden geri değil, daha güçlü bir noktada görmelerini sağlamaya çalıştıklarını belirtti.
Bilal Erdoğan, ÖNDER'in eğitim programlarının, katılımcı 4 bini aşkın imam hatipli öğrencinin daha özgüvenli bir duruşa sahip olmasına vesile olacağına inandığını ifade ederek, "Bu mücadelenin çok daha güçlü bir şekilde sürmesine ihtiyacımız var. Hakkımızı savunma noktasında, haklı noktada durduğumuz için üstün olduğumuzu bileceğiz. Kesinlikle hak ettiğimizi almak için mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz. Türkiye'de normalleşmenin gereği olduğunu düşündüğüm için bunu söylüyorum." diye konuştu.
Ülkede zaman zaman kutuplaşma ve ayrımcılık tartışmalarının yapıldığını belirten Erdoğan, asıl meselenin bu toprakları vatan yapan ortak değerlerin anlaşılması ve yaşatılması olduğunu, bu değerlerin etrafında güçlü bir birliktelik kurulmadığı sürece ülkenin her dönemde çeşitli risklerle karşı karşıya kalabileceğini ifade etti.
Erdoğan, gençlerin bu değerleri benimseyerek hayatlarına yansıtmalarının önemli bir sorumluluk olduğunu, bu anlayışla hareket edenlerin de ülkenin gerçekliği ve geleceği açısından önemli bir rol üstlendiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yıllardır verdiği normalleşme mücadelesine işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti: