İstanbul'da topraksız tarım ve modern örtü altı üretim uygulamaları 2010'lu yıllardan itibaren yaygınlaşmaya başlarken özellikle hidroponik sistemler, modern sera yatırımları ve kontrollü üretim teknikleri ise son 15 yılda önemli gelişme gösterdi.
Tam kontrollü kapalı alan yetiştiriciliği ve topraksız tarım uygulamaları özellikle 2020 yılından sonra hız kazanırken İstanbul'daki topraksız tarım işletme sayısı 29 oldu.
Üretimler Çatalca, Pendik, Beykoz, Büyükçekmece, Sarıyer, Çekmeköy, Silivri, Ataşehir ve Kağıthane ilçelerinde yapılırken Kapalı Ortamda Bitkisel Üretim Kayıt Sistemi'ne (KOBÜKS) kayıtlı topraksız tarım işletmelerinde 189,5 dekarlık alanda domates, biber, çilek ve mantar gibi ürünlerde yıllık 950 bin 712 kilogram; marul, kıvırcık, maydanoz ve roka gibi yeşil yapraklı ürünlerde ise 5 milyon 897 bin 25 adet ürün elde ediliyor.
Son yıllarda hem özel sektör yatırımları hem de kamu kurumlarının yürüttüğü AR-GE çalışmaları sayesinde bu alana olan ilgi artarken özellikle yapraklı sebzeler, aromatik bitkiler ve yüksek katma değerli ürünlerde topraksız tarım uygulamaları yaygınlaşıyor.
Kent içinde veya kente yakın noktalarda kullanılan bu üretim modeli, İstanbul'un artan gıda ihtiyacının karşılanmasında alternatif bir yöntem olarak öne çıkıyor.
Topraksız tarımın yaygınlaşmasının arkasında iklim değişikliği, kuraklık, kentleşme ve teknolojik gelişmeler gibi birçok faktör bulunuyor. İklim değişikliğine bağlı olarak sıcaklık artışları, düzensiz yağışlar, kurak dönemlerin uzaması ve aşırı hava olayları tarımsal üretimi daha riskli hale getiriyor. Üreticiler de bu riskleri azaltmak için kontrollü üretim sistemlerine yöneliyor.
Son yıllarda artan kuraklık ise özellikle su kaynaklarının korunmasını zorunlu hale getirirken topraksız tarım sistemlerinde suyun kontrollü ve geri dönüşümlü kullanılması, geleneksel üretime göre çok daha yüksek verimlilik sağlıyor.
Kentleşme açısından bakıldığında ise İstanbul gibi büyük şehirlerde tarım arazilerinin azalması ve arazi maliyetlerinin yükselmesi, daha küçük alanlarda daha fazla üretim yapılabilen sistemleri öne çıkarıyor.
Ayrıca üretimin tüketim merkezlerine yakın yapılabilmesi lojistik maliyetlerini düşürürken ürün kayıplarını azaltıyor ve tüketiciye daha taze ürün ulaştırılmasını da sağlıyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı, topraksız tarım ve kontrollü ortam üretim sistemlerine yönelik yatırımları çeşitli destek programları kapsamında teşvik ederken bu kapsamda Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP), Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından yürütülen IPARD Programı ve düşük faizli yatırım kredileri önemli destek mekanizmaları arasında yer alıyor.