Anadolu Ajansının (AA) "İstanbulluların Otopark Çilesi" başlıklı dosya haberinin bu bölümünde, otopark sorununun çözümüne ilişkin önerilere yer verildi.
Okan Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Başkanı Doç. Dr. Selim Dündar, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Bizans ve Osmanlı dönemindeki ulaşım araçlarına göre planlanan tarihi yarımadadaki sokakların bugünkü motorlu taşıt trafiğine uygun olmadığını söyledi.
Özellikle Fatih, Aksaray, Yedikule gibi bölgelerdeki dar sokaklardan tek bir otomobilin bile zorlanarak geçtiğini, buralarda park edecek yer bulunamadığını anlatan Dündar, Cumhuriyet döneminin hızlı kentleşme süreçlerinde de planlama hataları yapıldığını kaydetti.
Dündar, İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde yaşanan otopark ve parklanma sorununun temel nedeninin plansız kentleşme olduğunu vurgulayarak, "Özellikle kentleşen bölgelerde çok iyi, verimli planlama yapılmadığı için daha sonrasında teknolojinin gelişmesi ve çok katlı yüksek binaların gündeme gelmesi, mevcut yapılaşmada ister istemez park yeri imkanlarının yetersizliğini gündeme getirdi." ifadelerini kullandı.
Engelliler, yaşlılar veya çocuklu aileler için özel araç kullanımının zorunlu hale gelebildiğini ancak uygun toplu taşıma hizmeti sunulduğu takdirde bu kişilerin de bireysel otomobil kullanımından vazgeçip toplu taşımaya yönelebileceklerinin altını çizen Dündar, bu durumun da otopark ihtiyacını azaltacak bir önlem olarak görülebileceğini kaydetti.
Bireysel araçların günün büyük kısmını kullanılmadan park halinde geçirdiğini dile getiren Dündar, şöyle devam etti:
"En kötü koşullarda İstanbul gibi bir şehirde sabah 1 saat, akşam 1 saat otomobil kullanıyoruz. Günün geri kalan 22 saatinde bu araçlar tamamen atıl halde parkta duruyor. Bunların park halinde durmaları için bir mekana ihtiyaç var. Aslında ülkemizde özellikle son yıllarda bu konuda yayınlanan ve yürürlüğe giren bir yönetmelik var. Yeni yapılan binalarda belli bir oranda otopark inşa etme zorunluluğu var. Bunun yanı sıra eğer otopark yapılamıyorsa bunun bedeli kadar bir ücretin belediyelere ödenmesi gerekiyor. Bu, yeni yapılan bölgelerde otopark ihtiyacını azaltacak veya bu sorunu azaltacak bir önlem ama daha eski yapılanmış bölgelerde ciddi sorunlarla karşılaşabiliyoruz."
Özellikle merkezi bölgelerde yapılan yüksek kapasiteli otoparkların, o bölgelere daha çok araç çekilmesiyle trafiği artırdığını belirten Dündar, bu bölgelere artan talebin yeniden otopark ihtiyacını doğurduğunu dile getirdi.
Kentteki otopark sorununun giderilmesi için mahalle ölçeğinde dengeli planlama yapılması gerektiğini vurgulayan Dündar, şunları önerdi:
"Mahalle ölçeğinde gerekli otopark olanaklarının planlı biçimde, fazla kapasite yaratmadan, bölgedeki kişilerin gereksinimine yetecek şekilde tasarlanması ve uygulanması gerekiyor. Park yeri sorunu zaman zaman ciddi sosyal sorunlara da dönüşüyor. İnsanlar bir park yeri bulduklarında 'Sen park edeceksin, ben park edeceğim' gibi restleşmeler nedeniyle çok ciddi yaralanmalara hatta cinayetlere varabilen arzu etmediğimiz durumlara neden olabiliyor. Bu nedenle otopark ihtiyacının planlı biçimde değerlendirilmesi gerekir."