Toplantıda konuşan İstanbul 2 Nolu Baro Başkanı Yasin Şamlı, Tunus Halk Meclisi eski Başkanı Raşid el-Gannuşi'nin maruz kaldığı hak ihlallerine dikkati çekmek amacıyla açıklama yaptıklarını söyledi.Şamlı, Gannuşi'yi yakından tanıdığını belirterek, "Kendisini son derece mutedil, yumuşak, kuşatıcı, demokratik değerleri öne çıkaran bir düşünür, bir fikir adamı olarak tanıdım." dedi.Gannuşi ve arkadaşlarının Tunus'ta ağır işkencelere, katliamlara ve sürgünlere maruz kaldığını ifade eden Şamlı, devlet görevlerinde bulundukları dönemde ise muhaliflere baskı yapmadıklarını, intikam yoluna gitmediklerini söyledi.
Raşid el-Gannuşi'nin siyasetten çok bir fikir adamı olduğunu kaydeden Şamlı, "15'i aşkın eserin müellifidir. Yüzlerce makalenin yazarıdır. Daha önemlisi ise imanını ve teorik düşüncelerini hayat tarzı, ahlak haline getirmiş samimi bir Müslümandır." değerlendirmesini yaptı.Şamlı, 90 yaşına yaklaşan ve Parkinson hastası olduğunu belirttiği Gannuşi'nin cezaevinde tutulmasının insan hakları açısından kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, "Düşünceyi ifade etmesi nedeniyle bir insanın cezalandırılması yalnız hukuka değil insani değerlere de aykırıdır." diye konuştu.Dosyalardaki sağlık verilerine göre Gannuşi'nin fiziksel durumunun ağırlaştığını aktaran Şamlı, hareket kabiliyetinin zayıfladığını ve
Cezaevi şartlarının ve yetersiz tıbbi imkanların hastalığın seyrini daha da kötüleştirdiğini belirten Şamlı, tahliye taleplerinin gerekçesiz şekilde reddedildiğini vurgulayarak, "Adil yargılanma hakkı, devletlerin lütfu değil, insan onuru gereği tabii ve vazgeçilmez bir hukuk teminatıdır." değerlendirmesinde bulundu.Düşünceleri nedeniyle bir insanın cezalandırılmasının zulüm olduğunu ifade eden Şamlı, Tunus makamlarına seslenerek, "Sayın Raşid el-Gannuşi derhal serbest bırakılmalıdır. Sağlık ve tedavi hakkı güvence altına alınmalıdır." çağrısında bulundu.Basın toplantısında konuşan Uluslararası Hukukçular Birliği Genel Sekreteri Necati Ceylan ise Raşid el-Gannuşi'nin toplum ve devlet anlayış
Ceylan, "Baskı üzerinden vatan inşa edilemez, zulüm ile de istikrar sağlanmaz. Vatan ancak istişare, adalet ve halkın iradesine saygı üzerine kurulur." sözlerinin Gannuşi'nin siyaset anlayışını özetlediğini ifade etti.Gannuşi'nin Uluslararası Hukukçular Birliği'nin kurucu üyelerinden biri olduğunu belirten Ceylan, hayatını insan hakları, özgürlük ve toplum refahı için mücadele ederek geçirdiğini aktardı.Ceylan, Gannuşi’nin, Cumhurbaşkanı Kays Said yönetimindeki Tunus rejimi tarafından bir toplantıda sarf ettiği sözler nedeniyle "devlet güvenliğine komplo kurmak" ve "halkı iç savaşa teşvik" suçlamalarıyla 17 Nisan 2023'te gözaltına alındığını, yargılama sonucunda ise 20 yıl hapis cezasına çar
Tunus'ta çok partili hayata geçiş sürecinde Gannuşi tarafından önce İslami Yöneliş Hareketi'nin, ardından da Nahda Hareketi'nin kurulduğunu belirten Ceylan, halk desteğinin artması üzerine partilerin kapatıldığını ve Gannuşi'nin 1989 yılında sürgüne gönderildiğini söyledi.
Ceylan, Arap Baharı sürecinde Tunus'a dönen Gannuşi'nin uzlaşmacı bir siyaset izlediğini kaydederek, Tunus'un bölgedeki diğer örneklere kıyasla süreci daha sakin geçirmesinde bu yaklaşımın etkili olduğunu vurguladı.
Nahda Hareketi'nin 23 Ekim 2011'de yapılan seçimlerde birinci parti olduğunu hatırlatan Ceylan, Gannuşi'nin merkez sol partilerle kurduğu koalisyonun da uzlaşmacı siyaset anlayışının ürünü olduğunu kaydetti.
Tunus'ta 2019 yılında yapılan seçimlerle Cumhurbaşkanı seçilen Kays Said'in, 25 Temmuz 2021'de anayasanın 80. maddesine dayanarak meclisin yetkilerini dondurduğunu, milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırdığını ve hükümeti görevden aldığını aktaran Ceylan, Gannuşi'nin ise bu süreci "anayasal darbe" olarak nitelendirdiğini söyledi.
Ceylan, Cumhurbaşkanı Kays Said'in 2022'de hazırlanan anayasa değişikliğiyle yasama ve yargı yetkilerini yürütmede topladığını savunarak, "Bundan sonra yaşanan her gelişme Tunus'un otoriterliğe geri dönüşü olarak temayüz etmiş, muhalif siyasiler, yargıçlar ve gazeteciler tutuklanmış, bundan en büyük nasibi de, 'Arab baharı' gibi netameli süreci sulh ve sükun içinde yürüten üstad Gannuşi almıştır." dedi.