Anadolu Ajansının (AA) "Şehrin Tarihine Açılan Kapılar" başlıklı dosya haberi kapsamında, Edirnekapı, Topkapı, Silivrikapı, Mevlanakapı, Sulukule Kapısı, Belgradkapı, Yedikule Kapısı, Altınkapı, Cibalikapı, Ayakapı ve Eğrikapı'nın yüzyıllar boyunca üstlendiği roller, isimlerinin ardındaki hikayeler ve bugünlere ulaşan izler aktarılacak.
AA, kapsamlı dosya haber çalışmasında bu kapıların özelliklerini ve son durumunu her gün sanat tarihçilerinin ve alanında uzman akademisyenlerin anlatımıyla okuyucuyla buluşturacak.
İstanbul'daki kapılar, II. Theodosius döneminde inşa edilen kara surlarının önemli parçaları olarak şehrin giriş çıkışlarını düzenleyen, ticareti yönlendiren ve farklı dönemlerde törenlere ev sahipliği yapan önemli eşikler olarak biliniyor.
Bunların arasında Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'un fethinin ardından Ayasofya'da namaz kıldıktan sonra ordusuyla kente girişine tanıklık eden Edirnekapı ve fetih sırasında şahi toplarıyla surları dövülen Topkapı da yer alıyor.
Bizans imparatorlarının zafer alaylarıyla kente girdiği görkemli Altınkapı ise Osmanlı döneminde Yedikule Hisarı'nın parçası haline gelerek bambaşka bir kimlik kazandı.
Belgradkapı, çevresindeki yerleşimle birlikte kentte yeni bir hafıza edindi. Kapının, adını Osmanlı döneminde bölgeye yerleştirilen Belgradlılardan aldığı biliniyor.
Mevlanakapı, yakınındaki Yenikapı Mevlevihanesi nedeniyle bugünkü adını alırken Silivrikapı, Rumeli'den gelen ürünlerin şehre giriş noktalarından biri olarak yüzyıllar boyunca İstanbul'un ticaret hayatında önemli bir rol üstlendi.
Fetih anlatılarında özel yere sahip Sulukule Kapısı, surların en hassas noktalarından biri olarak dikkati çekiyor.
Tarihi Cibalikapı, yaklaşık 1800 yıllık geçmişi boyunca şehrin denizle bağlantısını sağlayan önemli geçiş noktalarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Kapı, adını fethin önemli isimlerinden Cebe Ali'den alıyor.
Haliç kıyısındaki Ayakapı ile kuzey surlarındaki Eğrikapı ise İstanbul'un kıyı ile kara surları arasındaki yaşamın izlerini bugüne ulaştıran yapılar arasında bulunuyor.