İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ve Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde başkent Stockholm'de basın toplantısı düzenledi.
Kristersson, Ankara Zirvesi'nin küresel ölçekte oldukça çalkantılı bir dönemde yapıldığını belirterek, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşın büyük bir yoğunlukla sürdüğünü ancak Rus ordusunun kayda değer bir ilerleme sağlayamadığını söyledi.
Küresel kamuoyunun Rusya'nın pozisyonunu sorguladığını dile getiren Kristersson, "Ankara Zirvesi öncesinde tüm dünyanın kendine sorduğu en büyük soru şu: Müzakere etmek istemeyen ama aynı zamanda kazanamayacak gibi de görünen bir Rusya ne yapar?" ifadelerini kullandı.
Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Kristersson, ilkbahar dönemi boyunca bölgedeki durumun öngörülemez ve endişe verici olduğunu ancak son dönemde kısmi bir istikrarın hakim olduğunu belirtti.
Hürmüz Boğazı'nın sınırlı trafik için yeniden açıldığını anımsatan İsveç Başbakanı, bölgede kalıcı barış için adımların atılmasını umduklarını ve bu arka plan eşliğinde NATO müttefikleriyle Ankara'da bir araya geleceklerini kaydetti.
NATO Genel Sekreteri'nin Ankara Zirvesi için belirlediği üç ana önceliği paylaştıklarını dile getiren Kristersson, bu başlıkları "yük paylaşımı", "güçlü savunma sanayi tabanı" ve "Ukrayna'ya uzun vadeli destek" olarak sıraladı.
"Yük paylaşımının", önceki NATO zirvesinde mutabık kalınan yüzde 5'lik savunma harcaması taahhüdünün takibinin yapılması ve İttifak içinde daha güçlü bir Avrupa sütununun inşa edilmesi olduğunu aktaran Kristersson, zirve kapsamında düzenlenecek Savunma Sanayisi Forumu'nda "Güçlü savunma sanayisi tabanının" öncelikli olarak ele alınacağını ifade etti.
Kristersson, Ukrayna'ya sağlanacak yardımların uzun vadede güvence altına alınması ihtiyacını dile getirdi.
Ukrayna'ya verilen desteğin İsveç için hayati önem taşıdığını vurgulayan Kristersson, "Ukrayna'ya destek, İsveç'in en öncelikli dış politika hedefidir. Bu, Avrupa güvenliğine yapılan gerçek bir yatırımdır ve İsveç bu konuda öncü ülkelerden biri olarak rol oynamaktadır. Ankara'daki en önemli mesajımız da muhtemelen bu olacak." diye konuştu.
Kristersson, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy'nin zirvenin ilk günündeki akşam yemeğine katılacak olmasını da "çok önemli bir işaret" olarak nitelendirdi.