Vakıftan yapılan açıklamaya göre, "Faith, Justice and Moral Leadership: Reimagining Muslim Civil Society (İnanç, Adalet ve Ahlaki Liderlik: Müslüman Sivil Toplumun Yeniden Tasavvuru)" başlıklı kapalı oturum formatındaki buluşma Türkevi'nde yapıldı.
Buluşma, Müslüman sivil toplumun küresel krizler karşısındaki rolünü, etik liderlik anlayışını ve kadınların toplumsal dönüşümdeki etkisini ele alan kapsamlı bir diyalog zemini oluşturdu.
Programın açılış konuşmasını yapan KADEM Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Zeynep Temizer Atalar, bugünün dünyasında sivil toplumun rolünün yeniden düşünülmesi gerektiğini söyledi.
Sivil toplumun yalnızca krizlere tepki veren bir yapı olmaması gerektiğini dile getiren Atalar, aynı zamanda toplumsal normları şekillendiren, sorumluluk bilincini güçlendiren, kamu ile toplum arasında ahlaki köprü kuran bir aktör olması gerektiğini anlattı.
Atalar, Müslüman sivil toplum kuruluşlarının yalnızca krizlere müdahale eden veya mağdurlara yardım eden yapılar değil, aynı zamanda ilkeli ve sorumlu yönetim, toplumsal dayanışma ile küresel adalet tartışmalarına katkı sunan norm kurucu aktörler haline gelebileceğini de kaydetti.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) BM Daimi Gözlemcisi Büyükelçi Hameed Ajibaiye Opeloyeru ile Pakistan'ın BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Asim Iftikhar Ahmad da programın ilk oturumunda katılımcılara hitap etti.
Konuşmalarda, inanç temelli sivil toplum kuruluşlarının küresel sorunların çözümünde oynayabileceği rol ve uluslararası işbirliğinin önemi vurgulandı.
Program, KADEM Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Zeynep Feyza Eker Ayhan'ın moderatörlüğündeki açık istişare oturumuyla devam etti.
Farklı ülkelerden diplomatlar, akademisyenler ve sivil toplum temsilcilerinin söz aldığı oturumda, Müslüman sivil toplum kuruluşları arasında daha güçlü işbirliği ağı kurulması, etik liderliğin güçlendirilmesi ve kadınların sivil toplumdaki rolünün artırılması konuları ele alındı.
Toplantıda söz alan temsilciler, özellikle Gazze'de yaşanan insani krizin, kadınlar ve çocuklar üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkati çekerek, küresel sivil toplumun bu tür krizler karşısında daha güçlü bir dayanışma göstermesi gerektiğinin altı çizildi.