Protokolü, Şişli'de bir otelde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş himayelerinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürü Süreyya Erkan, Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ve KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Av. Dr. Canan Sarı imzaladı.
İmza töreninde konuşan Bakan Göktaş, bugün kadınların yapay zeka ve dijital güvenlik alanındaki yetkinliklerini güçlendirecek önemli bir işbirliğini hayata geçirdiklerini söyledi.
Göktaş, imzalanan bu protokolle, kadınların dijital dönüşümün yalnızca izleyicisi değil, aynı zamanda öncüsü ve yön vereni olmalarını hedeflediklerini aktardı.
Bugün dünyanın teknolojinin şekillendirdiği köklü bir dönüşümden geçtiğini kaydeden Göktaş, "Üretim biçimleri, meslekler, gündelik alışkanlıklarımız ve birbirimizle kurduğumuz ilişki yeniden şekilleniyor. Artık bir ülkenin gücü, yalnızca teknolojiyi geliştirme kapasitesiyle ölçülmüyor. Teknolojik dönüşüme kimlerin, hangi değerlerle yön verdiği de giderek daha belirleyici hale geliyor." ifadelerini kullandı.
Göktaş, teknolojinin her dönemde üretimin imkanlarını genişletirken toplumdaki rolleri ve güç dengelerini de yeniden kurduğunu kaydederek, "Bugün bu değişimin merkezinde yapay zeka yer alıyor. Yapay zeka artık yalnızca işleri hızlandıran bir araç olarak kalmıyor. Nasıl çalışacağımızı, hangi becerilerin değer kazanacağını ve kararların nasıl alınacağını belirliyor. Bu gelişme kadınlar açısından önemli fırsatları da kritik riskleri de beraberinde getiriyor." diye konuştu.
Yapay zekanın sistemleri, eksik veya tek yönlü verilerle geliştirildiğinde kadınların ihtiyaçlarını ve tecrübelerini yeterince gözetmeyen sonuçlar üretebildiğine değinen Göktaş, sözlerine şöyle devam etti:
"Kadınların bakış açısının bu sistemlere yeterince yansımaması halinde geçmişin eşitsizlikleri, geleceğin teknolojisine kodlanabiliyor. Bu durum mevcut eşitsizliklerin dijital dünyaya taşınması hatta daha da güçlenmesi riskini beraberinde getiriyor. Yapay zeka, tarafsız bir iş gücü piyasasına girmiyor. Dolayısıyla kadınlar bu dönüşüme erkeklerle aynı şartlarda başlamıyor. Bu nedenle önümüzdeki temel mesele, kadınların teknolojiye ne kadar uyum sağlayacağı değildir. Asıl mesele, kadınların teknolojiyi geliştiren, yönlendiren, denetleyen ve onun sınırlarını belirleyen kadrolarda ne ölçüde yer alacağıdır. Biz, kadınların bilgi ve tecrübesini yapay zekanın gelişimine katmanın, adil, güvenli ve i
Göktaş, imzaladıkları protokolle, kadınların dijital dünyanın risklerine karşı koruyan stratejik bir adım attıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Bu işbirliğiyle kadınların yapay zeka alanında yetkinleşmesini ve teknoloji ekosisteminde güçlü bir yer edinmesini destekleyeceğiz. Bu kapsamda 'Kadınlar için Yapay Zeka ve Dijital Güçlenme Eğitim Programı'nı' 81 ilimizde hayata geçireceğiz. Eğitimlerimizde kadınlara, yapay zeka ve dijital güvenlik alanında uygulamaya dönük bilgi ve beceriler kazandıracağız. Program kapsamında, dijital ebeveynlik, akıllı ev yönetimi, dijital güvenlik, ev ekonomisi ve güvenli alışveriş gibi pek çok başlıkta eğitimler vereceğiz. Böylece kadınların yapay zekayla hayatlarını kolaylaştırmalarına katkı sunacağız. Bir anne, çocuğunun dijital dünyadaki güvenliğini daha bilinçli biçimde gözetebilecek."
İmzalanan protokolle bir kadının çevrim içi alışverişte karşılaşabileceği riskleri daha kolay fark edebileceğine değinen Göktaş, ev ekonomisini yönetirken dijital araçlardan daha etkili biçimde faydalanabileceklerini ve programın etkisini ölçmek amacıyla analiz ve raporlama çalışmaları da yürüteceklerini söyledi.