Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Bakan Hakan Fidan, Mısır'ın başkenti Kahire’de düzenlenecek Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın dördüncüsüne katılacak.
Toplantı basına kapalı gerçekleştirilecek.
Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşıma göre, Fidan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal Bin Ferhan ve ABD'nin Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Fares Boulos'un da yer aldığı toplantıya katıldı.
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Bakanımız @HakanFidan, Mısır Arap Cumhuriyeti Dışişleri, Uluslararası İşbirliği ve Yurtdışındaki Mısırlılar Bakanı Badr Abdelatty, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ve ABD'nin Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Fares Boulos’un… pic.twitter.com/eigxeON0e9
Kahire'deki toplantıda Libya dahil bölgesel konular ele alındı.
Bakan Fidan’ın bugün ayrıca Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından kabul edilmesi, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile görüşmesi bekleniyor.
MASADAKİ BAŞLIKLAR
Fidan’ın ziyaret kapsamında gerçekleştireceği temaslarda; ABD ile İran arasındaki savaşı sonlandıran Mutabakat Zaptı’nın imzalanmasından büyük memnuniyet duyulduğunu ve imzacı tarafların çabalarının takdir edildiğini belirtmesi, anılan belgenin imzalanmasıyla sonuçlanan süreçte Pakistan’ın arabuluculuğunun ve katkıda bulunan diğer ülkelerin oynadıkları rolün önemini vurgulaması, Türkiye’nin 60 günlük müzakere sürecinin sonunda tarafların kalıcı bir barış anlaşmasına varması için çabalarını sürdüreceğini kaydetmesi bekleniyor.
Ayrıca, bu süreçte taraflar arasındaki uzlaşmayı tehlikeye atabilecek tüm etkenlere karşı müteyakkız olunması gerektiğinin altını çizmesi beklenen Fidan'ın, dörtlü mekanizma katılımcı ülkeleri arasındaki eşgüdüm ve işbirliğinin ne kadar önemli olduğunun son süreçte bir kez daha görüldüğüne dikkat çekmesi, dörtlü mekanizmanın, bölge ülkelerinin kendi aralarındaki ilişkileri güçlendirmek ve yaşanan krizlerden gerekli dersleri çıkararak, sorunları bölgesel sahiplenme anlayışı doğrultusunda ortak çabalarla bertaraf etmek amacıyla kurulduğunu ifade etmesi, bu formatın, kurumsal bir çerçeveye kavuşmasının ve zamanı geldiğinde yeni katılımlarla genişlemesinin önemli olduğunu vurgulaması planlanıyor