AtkinsRealis Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Rose, İstanbul'da düzenlenen 12. Nükleer Santraller Zirvesi (NPPES) kapsamında AA muhabirine, Türkiye ile Kanada arasındaki nükleer işbirliği ve Kanada'da geliştirilen CANDU reaktör teknolojisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Rose, AtkinsRealis'in mart başında Türkiye Nükleer Enerji AŞ (TÜNAŞ) ile imzaladığı mutabakat zaptı ile başlayan teknik bilgi paylaşımı ve bilgilendirme sürecini "işbirliği ve ivme dönemi" olarak tanımlayarak, kısa sürede önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.
Kamu kurumları ve özel sektör temsilcileriyle çok sayıda görüşme yaptıklarını anlatan Rose, "Birbirimizi tanıdığımız, tarafların ne sunduğunu ve potansiyel olarak nasıl birlikte çalışabileceğimizi anlamaya çalıştığımız, gerçek anlamda ilişkiler inşa ettiğimiz, benim '100 yıllık bir ortaklık' olarak tanımladığım sürecin erken aşamasındayız. Bizim için 100 yıllık bir ilişki, nihayetinde Türkiye'nin uzun vadede kararlarından fayda sağlayacağı sürdürülebilir bir nükleer ekosistem oluşturmak." diye konuştu.
Rose, dünya genelinde kullanılan 6 büyük nükleer teknolojiden 5'inin zenginleştirilmiş yakıt gerektirdiğini belirterek, "CANDU reaktörleri ise zenginleştirilmiş yakıt gerektirmiyor. Bu da CANDU teknolojisinin ayırt edici özelliği." dedi.
CANDU teknolojisinin yaklaşık 70 yıl önce Kanada'da geliştirildiğini kaydeden Rose, ülkede 22 yılda 22 reaktörün devreye alındığını, bu teknolojinin Çin, Güney Kore, Arjantin ve Romanya gibi ülkelerde de kullanıldığını dile getirdi.
Rose, bu teknolojinin tercihinde enerji bağımsızlığının belirleyici olduğuna işaret ederek, "Bizim teknolojimiz zenginleştirme gerektirmiyor. Uranyumu satın alabilir ve yakıtınızı kendi ülkenizde işleyebilirsiniz." ifadelerini kullandı.
Romanya örneğini paylaşan Rose, "Cernavoda-1 bu yıl 30 yılı aşkın işletme süresini tamamladı. Ülkede bir yakıt fabrikası var. Tam enerji bağımsızlığına sahipler. Nükleer bir ekosistem oluşturulmasından söz ediyorsak, bunu Romanya'da yaptık. Yakıtı kendileri üretiyorlar. Santrali bizim ve diğer Kanadalı tedarikçilerin desteğiyle işletiyorlar." değerlendirmesinde bulundu.
Rose, ulusal güvenlik açısından enerji bağımsızlığı ve güvenliğinin önemine dikkati çekerek, "Bu reaktörlerin tasarımı, saha etütleri ve inşası 5 ila 10 yıl sürüyor, ardından 60-70 yıl ya da daha uzun bir işletme ve işletmeden çıkarma süreci geliyor. Bu uzun vadeli bir süreç. Diğer ülkelerde yaptığımız gibi, teknolojimizle Türkiye içinde bu öz yeterliliği sağlayabilirsek, bence Türkiye bundan fayda sağlar, Türk halkı bundan fayda sağlar ve jeopolitik risklere maruz kalmazsınız." diye konuştu.
CANDU reaktörlerinin çevrim içi yakıt ikmali özelliğine de değinen Rose, "Çevrim içi yakıt ikmali sayesinde reaktörlerimiz yüksek çalışma süresine sahip. Yani yüksek kapasite faktörüyle çalışıyorlar. Dünya genelinde işletmedeki 440 reaktör arasında Cernavoda-2 çevrim içi yakıt ikmali sayesinde en yüksek ömür boyu kapasite faktörüne sahip." dedi.
Rose, bu reaktörlerin elektrik üretimiyle sınırlı kalmadığını belirterek, "CANDU reaktörleri, elektrik üretirken aynı zamanda hayat kurtaran tıbbi nükleer izotoplar da üretebilen tek ticari reaktörlerdir." ifadelerini kullandı.