"Kültür-Sanatın İzini Sürmek: ODAK Ne Anlatır?" başlıklı söyleşide ODAK ekibi, kültür-sanat verisine yönelik hazırlanan geniş çaplı veri altyapısı çalışmasını tüm yönleriyle ele aldı.
Kültür Medeniyet Vakfı Sanat Danışmanı Serhat Kula, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, projenin çıkış noktası ve amacına ilişkin bilgiler verdi.
İstanbul'un ikonik mimari eserlerinden biri olan Karaköy Palas'ta tertip edilen sergi vesilesiyle ODAK projesinin detaylarını kamuoyuyla paylaştıklarını belirten Kula, vakfın artık kültür sanat gündeminde daha görünür hale geldiğini söyledi.
Kula, dünyanın söylemini yitirdiği bir dönemden geçtiğini ve yeni şeyler söylemeye ihtiyaç duyulduğunu ifade ederek, "İnanmadığımız, gözlerimize inanamadığımız, ihtimal bile vermediğimiz olayların vuku bulduğu süreçlerden geçtiğimiz için yeni şeyler söylemenin ihtiyacını yaşıyoruz. Çünkü artık eski kabuller, eski teamüller kendini gerçekleştiremiyor." dedi.
Türkiye'nin kültür-sanat alanında ciddi bir veri ve araştırma eksikliği bulunduğuna dikkati çeken Kula, şunları kaydetti:
"Türkiye'de bir kültür sanat araştırma eksikliği tespit ettik ve konulardan bir tanesinin bu olmasına karar verdik. Kaç kişi, kaç yer, kaç sanatçı, kaç sanat eseri, bunlarla ilgili bir bilgi eksikliğimiz var. Kurumlarımızın, özel sektörün ve basının bu konuda bir derleme, toparlama yapamadığını fark ettik. Buraya nasıl çözüm ararız derken bir data oluşturmayı arzuladık, özetle bir altyapı problemi üzerinden yola çıktık."
KÜME Vakfı'nın kültür-sanatta gri alanlara daha fazla dahil olmak ve sorunların temeline inmek istediğini aktaran Kula, "Projenin çıkış noktası aslında sayarak başladı. Bu saymaktan kastımız hem nesnel hem soyut saymaktı. Günün sonunda elimizde çok büyük bir data oluştu. Bu verinin işlevsellik kazanmasını umut ediyoruz. İstatistik verilerle ve dosya çalışmalarıyla projeyi güçlendirmeye çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.
Söyleşide projenin nasıl bir yöntem izlediğini anlatan proje ekibinden Hilal Mıhoğlu, ölçeği tüm Türkiye, kapsamı ise bütün kültür sanat kategorileri olan projenin büyüklüğüne dikkati çekti.
Mıhoğlu, daha önce örneği yapılmamış, çok katmanlı bir sistem kurduklarını belirterek, şunları söyledi:
"İlk önce 10 ana kategori ve 6 ikincil kategori belirledik. Ardından özelleştirilmiş bir yazılım altyapısı kurularak işe başlandı. Bu yazılım, Türkiye genelinde çeşitli web kaynaklarını tarayarak otomatik veri çekimi gerçekleştirdi ve Türkiye'nin 81 ilinin tamamını kapsayan bir veri seti oluşturduk. Toplanan veriler sınıflandırıldı; her etkinlik için başlık, açıklama, sanatçı, mekan, tarih, kurum gibi 18 farklı veri alanı kaydedildi."