Anadolu Ajansının "Kentsel Dönüşüm" başlıklı dosya haberinin dördüncü bölümünde, uzmanlar ve tüketici temsilcileri dönüşüm sürecinde yaşanan sorunları ve vatandaşların hak kaybı yaşamaması için dikkat etmesi gereken hususları değerlendirdi.
Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Ali Yüksel, kentsel dönüşüm sürecini "maliklerin kendi arasındaki ilişkiler", "vatandaş ile müteahhit arasındaki ilişkiler", "malikler, müteahhit ve belediye arasındaki ilişkiler" olmak üzere üç başlıkta analiz etmek gerektiğini söyledi.
Yüksel, "Malikler en başta dönüşümü müteahhide para vererek mi yoksa pay vererek mi yaptıracaklarını belirlemeli. Çünkü bir apartmanda veya sitede malikler homojen olmuyor. Herkes para veremiyor, bazıları dairesinin küçülmesini kabul edebiliyor, kimisi de dairesinin küçülmesini istemiyor ve para vermeyi kabul ediyor. Burada yöntemin belirlenmesi gerekiyor." dedi.
İkinci olarak imar durumunun sorgulanması gerektiğini ifade eden Yüksel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İmar durumu, yapılabilecek inşaatın metrekaresinden asansör ve bodrum gibi unsurlara ilişkin koşullara kadar projenin hem kapasitesini hem de maliyetini belirliyor ancak maliyeti 250-300 bin lirayı bulan analiz raporları malikler tarafından çoğu zaman alınmıyor. Müteahhitler de detaylı inceleme yapmadan, çoğu zaman internetten edindikleri bilgilerle kabaca teklifler veriyor. Gerçekçi bir teklif için parselin kazanılmış hakları, imar planları ve komşu parsellerle olası birleşmelerin yanı sıra tapu ve belediye metrekareleri arasındaki farkların da uzmanlarca incelenmesi gerekiyor. Analiz raporlarının alınmaması ve dönüşüm yöntemine ilişkin kararsızlık süreci 3-4 yıl uzatabiliyor."
Yüksel, maliklerin kira ödemelerinin ve inşaatın gecikmesi halinde doğabilecek zararlar için ipotek, kefalet veya teminat mektubu gibi güvenceler talep etmesini, özellikle kira ödemelerini garanti eden teminat mektubu alınmasını önerdi.
Ali Yüksel, özellikle sitelerde, kalabalık yapılarda ve parsel birleşmelerinde şerefiye ve değerleme hesaplarının doğru yapılmasının önemine işaret ederek, müteahhit teminatlarının yetersiz kaldığı durumlarda bina tamamlama sigortasının alternatif bir güvence olabileceğini ancak sigorta şirketlerinin bu ürüne yeterince ilgi göstermediğini söyledi.
Maliklerin müteahhit seçerken yalnızca lisans ve bitirme belgesine değil, şirketin geçmişte tamamladığı projelere ve finansal gücüne de bakması gerektiğini dile getiren Yüksel, "Müteahhidin bilançosunu, ödenmemiş çeklerini, icra veya iflas takibi olup olmadığını araştırmaları lazım." dedi.
Yüksel, özellikle sermayesi zayıf firmaların taşeronlara daire verme gibi yöntemlerle proje üstlenebildiğini, piyasanın durgunlaşması halinde ise bu modelin projelerin yarım kalmasına ve maliklerin zarar görmesine yol açabileceğini ifade etti.
Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Yüksel, konutunu kentsel dönüşüme sokmayı düşünenlere "Yarısı Bizden" kampanyası ile İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi'nden (İADŞP) yararlanmaları çağrısında bulundu.