Soykırımcı İsrail ordusu, Lübnan'a yönelik en ağır saldırılarını gerçekleştirdi. Başkent Beyrut'un merkezini ve yoğun nüfuslu bölgeleri uyarı yapmadan hedef alan bombardımanlarda, Lübnan Sivil Savunma verilerine göre en az 254 kişi hayatını kaybetti.
Birleşmiş Milletler ve Kızılhaç, sahadaki durumu "korkunç" ve "yıkıcı" olarak nitelendirirken, bölgede büyük bir panik dalgası hakim oldu.
Küresel enerji sevkiyatının kalbi olan Hürmüz Boğazı'nın açılması süreci, İsrail’in saldırılarıyla tehlikeye girdi.
İran Devrim Muhafızları, İsrail'in operasyonlarını durdurmaması halinde karşılık vereceklerini duyurdu.
Tahran yönetimi, boğazda "deniz mayını riski" bulunduğu gerekçesiyle gemiler için alternatif rotalar yayımlarken, İsrail’in geri adım atmaması durumunda stratejik geçidi tamamen kapatabileceği uyarısında bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social üzerinden yaptığı son paylaşımda, İran ile varılan geçici ateşkes sürecine ilişkin sert mesajlar verdi. Trump, Tahran yönetiminin "gerçek anlaşmaya" tam olarak sadık kalmaması durumunda, bölgedeki Amerikan askeri varlığının harekete geçeceğini duyurdu.
Trump paylaşımında, "Büyük ordumuz şu an dinleniyor ve bir sonraki fetih için sabırsızlanıyor" ifadelerini kullandı.
"Eğer herhangi bir nedenle bu gerçekleşmezse, ki bu son derece düşük bir ihtimal, o zaman "Çatışma Başlar", daha büyük, daha iyi ve daha güçlü bir şekilde, daha önce hiç görülmemiş bir şekilde. Uzun zaman önce kararlaştırılmıştı ve tüm sahte söylemlere rağmen - NÜKLEER SİLAHLAR YOK OLACAK ve Hürmüz Boğazı AÇIK VE GÜVENLİ OLACAK. Bu arada büyük ordumuz dinleniyor, aslında bir sonraki fetih için sabırsızlanıyor. AMERİKA GERİ DÖNDÜ!"
Ateşkesin kapsamı konusunda Washington, Tel Aviv ve Tahran arasında derin görüş ayrılıkları yaşandı.
Trump yönetimi ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan'ın ateşkes anlaşmasına dahil olmadığını kesin bir dille açıkladı.